NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
10
1
4WORED1.MP3
4SIMD.MP3
13

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
ADIGEY CUMHURİYETİ'NE BİÇİLEN KEFEN ...

AKUŞBA EROL Sorunun kaynağı: sömürgecilik... İlk Rus devletinin tarih sahnesine çıkışının üzerinden tam 450 sene geçti. Geçen yüzyıllar içerisinde kurulan Rus devletlerinin idari ve siyasi yapılanmasında bir çok değişiklikler oldu; ama yönetimleri güdüleyen emperyalist öz hiç değişmedi: Genişlemek, güçlenmek ve Büyük Rusya'yı kurmak... Bu rotanın belirlenmesinde, Çar Deli Petro'nun 'güvenlik ve elverişli yaşam alanları oluşturmak' gerekçeli emperyal hedeflerinin müessir olması kadar; bazı ezoterik yorumlarla Rus devletine "ilahi misyon" biçenlerin de tesiri olmuştur.(*) Rusya, devlet olarak tarih sahnesine çıktığı 16. yüzyılın ortasından itibaren sürekli sınırdaşı olduğu ülkeleri işgal ederek genişlemiş ve idaresine aldığı toplumlarla birlikte gittikçe çok etnikli bir yapı kazanmıştır. Bu çok etnikli yapı da zamanla bütün Rus devletlerinin yumuşak karnı haline gelerek, iktidarların önünde "çözümlenmesi gereken birincil mesele" olarak durmuştur; tıpkı bugün Rusya Federasyonu yönetiminin önünde de durduğu gibi...
27-04-2005 - kez okundu

Çar özentisi bir tiran: Putin

2000 yılının başından bu yana Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı görevini yürüten Vladimir Putin, aldığı "özel eğitime" uygun olarak, selefleriyle aynı hedefe kilitlendi:

"Büyük Rusya"yı kurmak...

İddialarımızı mübalağalı bulanlara 11 Mart 2005 tarihinde Duma'da yapılan görüşmeleri iyi irdelemlerini öneririz. O günkü görüşme gündemi, Rusya'nın geleneksel yayılma politikalarının 21 yüzyılın başında da sürdüğünün en açık, en taze kanıtıdır(**).

Putin'in "Büyük Rusya"yı kurma hedefiyle yapılandırdığı insan ve toplum haklarını hiçe sayan baskıcı yönetim, dış dünyada süren acımasız paylaşım kavgaları sebebiyle tepki görmemekte; bu da Kremlin'in "Yeni Çar"ını uygulamalarında daha bir cüretkar kılmaktadır.

Federasyon'un kilit noktalarına yerleştirdiği eski mesai arkadaşı ajanların aşağıdan gelecek tepkileri bloke etmesi sonucu içeride hiçbir ciddi muhalefetle karşılaşmayan Putin, bu "elverişli ortamı" süfli emellerine hizmet için "gayet akıllıca" kullanmaktadır. Kendisini kan içici çarların ve halklar kasabı olarak bilinen Stalin'in yetkileriyle donatarak artık tam bir tiran olan Putin, büyük Rusya'yı kurma planlarını da aşama aşama uygulamaya sokmaya başlamıştır.




Kontrolünde tuttuğu Birleşik Rusya Partisi ve bu partiye iltihak edeceği belirtilen Anavatan Partisi milletvekilleriyle istediği yasaları Anayasa'ya aykırı da olsa çıkartabilen Vladimir Putin, yönetimi hızla merkezileştirmekte, federal birimlerin sahip oldukları yetkileri bir bir ellerinden almaktadır.

Yeni Çar'dan yeni devlet modeli: Mutasyona uğramış federalizm

Putin, Çeçen savaşını bahane ederek tüm yasal prosedürleri atlamak suretiyle Çarlık yönetiminin idare şekli olan "bölge valiliklerini" ihdas etmiş ve Rusya Federasyonu'nu oluşturan sözde "federal" 89 birimi doğrudan kendi yönetimindeki bu 7 Federal Bölge Valiliği'ne bağlayarak bütün federal birimlerin statülerini fiilen düşürmüştür. (Bugünkü "Federasyon"un idari düzenlemesi artık kon-federal bir görünüm arz etmekte; fakat bu birimler işlevsel olarak ne federal, ne de kon-federal yapıların öngördüğü/sunduğu hiç bir hak ve yetkiye sahip bulunmamaktadır.)

Seçimler: Atanmışlar için görev başı formalitesi

Yine, FSB organizasyonu olduğundan zerrece şüphe etmediğimiz Beslan eylemini bahane eden Putin, Anayasa'ya aykırı bir şekilde Yerel İdareler Yasası'nı çıkartmış ve halkların kendi yöneticilerini seçme hakkını gasp etmek suretiyle, federal(!) birimlerin başına geçecek piyonların tamamını Kremlin'den belirleme yetkisini eline almıştır. (***)

İlk hedef: Etnik cumhuriyetleri lağvetmek!

Bütün bu gelişmeler, Moskova'nın 2002 yılında Kuzey Kafkasya siyasetini kökten değiştirme yönünde aldığı kararın plana dökülmüş parçalarıdır. Plana göre önce Adıgey Cumhuriyeti, ardından da Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti lağvedilerek Krasnodar'la birleştirilecektir. Nezavisimaya Gazeta ve Rusya'nın önde gelen televizyon kanalı NTV'nin Kremlin kaynaklarına dayanarak verdiği haberlerde, Rusya lideri Vladimir Putin'in önceden beri bu yönde niyetinin olduğu bildirilmektedir. Etnik cumhuriyetleri fiilen lağvetmek için fırsat kollayan Putin, şimdi meşum planlarını pilot olarak seçtiği Adigey Cumhuriyeti üzerinde icra etmektedir.

Adıgey Cumhuriyeti'ni yok etme planı!

Kremlin'in karanlık odalarında hazırlanan plana göre, ilk fırsatta Adıgey'in Krasnodar Kray içerisine otonom bölge olarak girmesi yönünde bir referandum yapılacak; Adıgey'de Rus nüfusun dominant olması nedeniyle, bu olası referandumda Adıgey'in cumhuriyet statüsüne son verilerek Krasnodar bölgesine dahil edilecek. Bunun manası, etnik cumhuriyet özelliği taşıyan Adıgey'in, bugün, kağıt üzerinde dahi olsa sahip olduğu hakların elinden gitmesi; Adıgeler'in Rus kültürü içinde erime sürecinin hızlanması demektir.

Bazı politik gözlemcilerin görüşü, Moskova'nın bu karanlık planını her ne surette olursa olsun eline geçecek ilk fırsatta uygulamaya koyacağı yönünde; tıpkı Mahalli idareler Yasası'nı Beslan eyleminin sebep olduğu toz bulutu arasında el çabukluğu ile çıkardığı gibi.

Krasnodar Valisi sadece bir piyon!

Adı geçen cumhuriyetlerdeki bazı devlet ve sivil(?) toplum kuruluşları liderlerinin, bu niyetlerin hayata geçirilmesine hiçbir zaman yol vermeyeceklerine dair yaptıkları açıklamaların ardından, Kremlin, planı iki yıl süreyle dalgalanmaya bıraktı...

Ta ki 2004 yılının sonuna kadar.

2004 yılı Aralık ayının 29'unda Krasnodar Eyalet Valisi Aleksandr Tkaçev'in ağzından Kremlin'in niyeti bir kez daha açığa vuruldu: "Adıgey Krasnodar'a dahil edilmeli."

Kremlin'in piyonu olmaktan öte bir özelliği olmayan, kendi kafasından böyle açıklamalar yapma ihtimali de bulunmayan Aleksandr Tkaçev'in bu beyenatı şüphe yok ki Adigeler'in tepkisini ölçmek niyetliydi.

Adıgey Cumhuriyeti'nin bazı liderleri, parlamento organları, toplumsal hareketlerin başındakiler... gecikmeli de olsa, bu beyanatı yeren açıklamalarda bulunarak şer planına net bir tavır aldılar.

Şimdi "sahibinin sesi" Tkaçev'in bu son açıklamasının üzerinden dört ay daha zaman geçti, ama mesele güncelliğini koruyor.

Ve Moskova her an sürpriz bir çıkış daha yapabilir.

Adıgey halledilirse sıra Karaçay-Çerkes'te...

Adıgey'e yönelik operasyon başarıya ulaşırsa, bunu diğer cumhuriyetlere yönelik operasyonların izleyeceğinden kimse şüphe etmemelidir. Nitekim Karaçay-Çerkes Devlet Başkanı Mustafa Batdıyev de konuyla ilgili olarak, Moskova'da kendisinin de katıldığı çalışmalar yapıldığına dair açıklamalarda bulunmuştur.









Nihai hedef yerli halkları Ruslaştırmak...

Alçaklar! Niyetlerini ekonomik gerekçelerle kamufle etmek istiyorlar.

Eğer bunlarda zerre kadar iyi niyet olsaydı, Adıgey Cumhuriyeti'ni Krasnodar gibi içinde kaybolacakları bir federal yapıyla değil, öncelikle Adigeler'in yaşadığı Kabardey-Balkar ve Karaçay Çerkes Cumhuriyetleri ile birleştirmeye çalışırlardı.

Adıgey Parlamentosu'ndaki bazı saf(!) Adige milletvekilleri gibi bu işin hayra yorulacak bir tarafı yok. Birleşme için gösterilen ekonomik gerekçeler tamamıyla palavradır. Putin ve çömezlerinin bu habis girişimi, başta Adigeler olmak üzere bütün Kafkas halklarını yok etme planının sondan bir önceki adımıdır.

Rus yönetiminin nihai hedefi, Kafkas halklarını, maalesef Rus ve Kazak nüfusun yoğunlukta olduğu Krasnodar ve Stavropol bölgeleri içinde eritmektir.

Bu şer planına dur diyelim!

140 yıl önce vatanından sürülmüş insanların torunları olarak, anayurdunda kalmayı başarabilmiş bir avuç insanın, şeytanın aklına gelmeyecek kahpece planlarla yok edilmesi girişimlerini şiddetle ve ivedi olarak kınamalıyız.

Vereceğimiz tepkilerle diasporanın konuya olan hassasiyetini hissettirmeli; sesimizi en gür şekilde işittirmeliyiz.

Asimilasyoncu Rus yönetiminin iblisçe uygulamalarına elimizdeki bütün imkanlarla direnmemiz şart.

KİMSE ŞÜPHE ETMESİN Kİ YAPILAN AÇIKLAMALARLA DÜŞMAN BİZİ SINIYOR ...

TEPKİMİZ ZAYIF OLURSA YAPMAK İSTEDİĞİNİ HEMEN YAPACAK ; KUVVETLİ OLURSA TEHİR EDECEK.

ÖYLEYSE GÖREV BAŞINA !

PROTESTO METİNLERİMİZİ ACİLEN İLGİLİ ADRESLERE İLETELİM!

YAŞASIN ADIGEY CUMHURİYETİ İLE DAYANIŞMAMIZ!

YAŞASIN KAFKAS HALKLARININ BİRLİĞİ VE KARDEŞLİĞİ!

Notlar:

(*) Kimi bilim adamları, Rusya'nın hep yayılmacı siyaset gütmesinin temelinde Messianic(Mesihçi) bir dünya görüşü yattığını iddia ederler. Bu şu demektir: Rusya'nın tarihsel gelişiminin neticesinde göreceli olarak izole kalması, Ruslarda, dünyada kendilerine özel bir misyon, yani görev yüklenmişlik hissinin etkisiyle 'Üçüncü Roma' adlı bir dünya görüşü oluşturmuştur. Bunun temelinde zamanında en önemli medeniyet merkezleri olarak kabul edilen 'Birinci' ile 'İkinci' Romalıların, yani eski adıyla Constantinople olarak bilinen İstanbul ile Roma'nın yerine geçebilme hedefi yatmaktaydı.

(**)Rusya Federasyonu'nun eski imparatorluk sevdasının hâlâ sürdüğüne dair örnekler son günlerde ivme kazanmıştır. Nitekim 11 Mart 2005 tarihinde Rusya Federasyonu'nun alt kanadı Duma'da, "Rusya Federasyonu'na yeni bölgelerin katılımı" ile ilgili Anayasa maddesinde değişikliğe gidilmesi konusu görüşülmüştür.

"Rodina" Bloku'nun inisiyatifi ile ortaya atılan bu öneriye göre bir bölgenin Rusya Federasyonu'na katılması için herhangi bir uluslararası antlaşmanın imzalanmasına gerek kalmadan bölge halkının böyle bir talepte bulunması yeterli olacaktır. Mevcut kanunlara göre, bir ülkenin veya herhangi bir parçasının başka bir ülkeye katılması için uluslararası antlaşma çerçevesinde her iki ülkenin de ortak kararı gerekmektedir. Rodina partisinin temsilcilerinin yaptığı teklif, aslında açıkça Güney Osetya, Abhazya ve Dinyester Yanı gibi bölgelerin Rusya'ya ilhakının kolaylaştırılması için ortaya atılmıştır. Bilindiği gibi Rusya destekli söz konusu bölgeler Gürcistan ve Moldova "merkez"leri ile sorun yaşamaktadır.

Yapılan oylamada söz konusu tasarıyı ancak 91 milletvekili desteklemiştir. Her ne kadar Ruslar; Güney Osetya, Abhazya ve Dinyester Yanı bölgelerinin Rusya Federasyonu içerisinde yer almasını istese de,başka ülkelerin mukabil girişimlerine zemin hazırlayacağı gerekçesiyle taslak parlamentoda reddedilmiştir. Zira Rusya; başta Japonya ve Finlandiya olmak üzere bir çok ülke ile toprak sorunu yaşamaktadır. Dolayısıyla Anayasa'da Rodina Partisi'nin teklif ettiği öneri kabul edilir ve Rusya sınırları içerisinde yer alan herhangi bir bölge, başka bir ülkeye katıldığını açıklarsa, Rusya'nın buna itiraz etmek için hukukigerekçeleri kalmayacaktır. Nitekim, Kuril adalarında yaşayan halkın hayat standartları daha yüksek olan Japonya'ya katılmak istediği bir gerçektir. Buna karşın "Birleşik Rusya" Partisinin üyelerinden Lubovy Sliska, söz konusu bölgelerin bağımsızlık kazandıktan ve uluslararası camia tarafından tanındıktan sonra istedikleri takdirde Rusya'ya katılabileceklerini bildirmiştir.

(***) Burada şu hususu da gözden kaçırmamak gerekir: RF'nun parlamentosu olan Federal Kurul (FK) RF'nun temsil ve yasama organıdır. FK iki meclisten oluşur: Federasyon Konseyi (üst meclis) ve Devlet Duması (alt meclis). Federasyon Konseyine RF'na dahil olan birimlerin her birinden bir kişi temsil, bir kişi de yürütme organından olmak üzere ikişer temsilci girer. Federasyonunun yapısını ilgilendiren kararlar öncelikle burada tartışılır. Ancak son zamanlarda Federasyon Konseyi'nin siyasi ağırlığı azalmış, yakında feshedileceği söylenmeye başlanmıştır. Nitekim ülkenin 7 yönetim bölgesine ayrılması konusunun öncelikle Federasyon Konseyi'nde tartışılması gerekirken, FK gelişmenin tamamen dışında tutularak by-pass edilmiştir. Bu uygulama da feshine dair söylentileri doğrular mahiyettedir. FK yerine, şu anda büyük ölçüde sembolik önemi olan ve bazı cumhuriyet liderlerinin yer aldığı Devlet Konseyi'nin gelmesi beklenmektedir; yani Putin'in kendi inisiyatifiyle merkezden atadığı, Cumhuriyetlerin piyon liderlerinin oluşturduğu Devlet Konseyi....

Etiketler:
adıgey cumhuriyeti biçilen kefen ...

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır