NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
4-5-6-7
1
4WORED3.MP3
11
8

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
'SİBİRYA'YA GÖNDERİLİYORLAR!!!'

'SİBİRYA'YA GÖNDERİLİYORLAR!!!' 09.11.2005 - 18:52:26 ANNA POLİTİKOVSKOYA 'Bu yapılanlar, insanlarda sadece nefret uyandırıyor. Bütün gençler, namaz için, din için, dağlara ve ormanlara kaçıyorlar. Ve bunu da gizlemiyorlar. Gidiyorlar, yarın dönebilmek için! 13 Ekim devam ediyor.'
10-11-2005 - kez okundu

Nalçik'teki baskına katılanların aileleri, cumhuriyetten sürülmeye hazırlanıyorlar!
...........

13-14 Ekim olaylarındaki çok şey, halen açıklanamıyor. Mesela bunlardan biri, o gün baskına katılanların çoğunun, emniyet binalarına yalınkılıç saldırmaları. Niçin açık hedef oldular? Bu yolla neye sahip olmak istediler?

Bir başka soru. Baskın için sabah ile öğlen arasının seçilmesi, silah toplamak için miydi? Onu da başaramadılar. Nalçik'teki ünlü narkotik şube baskınında bile böyle olmamıştı.

Mantıksız bir çıkış, bu. Denizdeki balinaların karaya vurarak intihar etmesi gibi. Belki de silahlı çatışmada ölmek, hapiste çürümekten çok daha iyiydi.

Hala sorular kurcalıyor aklımızı. Belki Nalçikliler üzerlerindeki sistematik baskıdan dolayı bunları halen düşünemiyorlar. Ama birkaç ay sonra, bu şok ve baskı geçince, Kabardey Balkarlıların çoğu da bunları düşünecek ve soracak.

..............

Yanımıza geldi. Son iki senedir, polisler onlara çok kötü davranıyorlarmış. Üç çocuklu, başörtülü zavallı kadın; Zalina Kertbieva. Çocuklarının en küçüğü sekiz aylık, en büyüğü 4 yaşında.
13 Ekim'den sonra, o artık 24 yaşında bir dul. Zalina'nın ne bir eğitimi ne de işi var. Peki şu andaki durumu daha mı kötü yoksa eskisiyle aynı mı ?

'Evet, daha kötü oldu' diye başıyla işaret ediyor. Zaten giysileri de bunu belli ediyor. Zalina, Nalçik'ten 1 saat uzaklıktaki Zolski bölgesinden.

Bu baskında, çok kadın eşini kaybetti. Aynen Zalina gibi. Onun 31 yaşında ve son dört senesini İslam'a adayan kocası da Nalçik baskınında vurulup ölenlerden.

Ama kocası ailesindeki hiç kimseyi hiç bir şeye zorlamıyordu. Mesela, kendi kardeşi Ruslan eski yaşam tarzını sürdürüyor.

Zalina'nın yanındaki Ruslan sözü alıyor; 'İslam, hiç kimseyi zorlamaz' ve sonra da ekliyor; 'Abim ailemizin en sakiniydi. Ama baskına katıldı? Çünkü son iki yıldır, polis ona yaşama hakkı vermemişti. Ve o da buna mecbur kaldı?'
Evet, Zalina genç bir Müslüman kadın yoksa vehhabi mi! Bu kıza vehhabi demek anlamsız, vehhabiliği kim biliyor ki Rusya'da. Var mı Rusya'da vehhabi? Zalina sadece bir mütedeyyin.

..............

'O işinde namaz kılıyormuş' diye bir bağırış. Sanki bir mahkeme kararı açıklanıyor. Bu bağırışın sahibi Zolski belediye başkanı Hasan Zuberoviç Mahotlov. Yanında FSB Zolski bölge başkanı albay Asker Ligidov olduğu halde, odadakilere ağzına geleni söylüyor. Hiç utanmadan da devam ediyor; 'Çocukları namaz kılmaya zorladılar. Sürün bunları!!'

Zalina biraz da şaşkın kendi kendine mırıldanıyor; 'Üç çocukla birlikte mi!'

Belediye başkanı bağırmaya devam ediyor; 'Evet çocuklarınızla birlikte. Çocuklarınız, nasıl ölen polislerin çocukları ile birlikte okuyacak? Anneleri ve eşlerinin burada benden af dilemeleri gerekirken, bir de utanmadan cesetleri istiyorlar. Camide saatlerce zaman harcayacaklarına kendi işlerine baksaydılar.'

............

Neden? Vakit geçiremezler mi camide? Bu çok mu yanlış. Bunların çoğu eskiden alkolik veya uyuşturucu müptelasıydılar. Düzeldiler ve camiye girdiler. Yoksa camiler 15 dakikalık için mi açılmışlardı?

Tabii ya, bütün gün kalacak değiller ya!

.............

Peki, aileleri nereye sürüyorlar?

Sibirya'ya!

Artık bize burada lazım değiller. Cesetleri de gömmelerine izin veremeyiz. Ne mezarlığa ne de çöplüğe. Yoksa tapınağa çevirirler orayı. Çocukları da kurt sürüsü gibi. Babalarına benzerler büyüyünce!

Yuvalarda da şimdiden bakmak lazım çocuklarının beslenme çantalarına, belki de bomba vardır???

Neyse, en azından başkaları için örnek olurlar, evlerinden atıldıklarında da. Peki o başkalar çok mu Yani devlete güveni olmayanlar.

Yaklaşık yüzde 80.

Peki ne yapılacak?

Şu anda bu vahabistlerin yerlerini isimlendirmeyelim. Çünkü bunlar, o yerleri hemen tapınak yaparlar. Lütfen anlayın ne olduğunu...
...............

Hasan Mahatlov bir anda insan olduğunu unutuyor ve tekrar bağırmaya başlıyor. 'Sürüyoruz hepsini. Kovun! Ben sadece söylemiyorum, yapıyorum da. Zaten halk da böyle istiyor'

...............

Yaaa. Evet, evet. Bu taleplerin hepsi resmi toplantılarla, karar altına alınmış. İlginç; çoktandır böyle kararlar alınmamıştı. Aynen 1930'lu senelerdeki gibi ama biz 1930'larda mı yaşıyoruz.
.................


Elime tutuşturulan bir evrak. 19.10.2005 tarihli bir toplantı karar tutanağı. Toplantıda Zalukokuaje kasabasındaki 763 kişinin tamamı yer almış.

Mahatlov toplantıda konuşuyor: 'Bu suçluların ailelerini kesinlikle çıkartmak gerekiyor. Çünkü onlar, kalan nesillerine de aynı şekilde kan davasını sürdürmelerini emretmişlerdir. Ve onlar hiç de az değiller. Hastanelerde, okullarda hep varlar. Onlarla çalışmak istiyor musunuz?'

............

'Hepsini çıkartıyoruz' demiş toplantı sonunda belediye başkanı Hasan Mahotlov.

Ve devam etmiş; 'Hepsini, hem büyüklerini hem de çocuklarını. Düşünmeyin, kovun.'

Mahatlov'un yanındaki polis şefi albay Ruslan Gedmişhov hemen müdahale ediyor; 'O saldırıya katılmayanlar da buralarda öylesine kalmadılar. Onlar gözcüydüler, planları vardı.'
Ve karar: 'Militanların aileleri, yakınları sürülecek, saldırı ile alakalı olanların ailelerine sakal yasağı getirilecek, camiye Cuma günleri ve sadece 1 saatlik müsaade var. Tüm devlet kurumları da, eğer kendilerinde militanların yakınları çalışıyorsa işten atacaklar.
Bu karar 13.10.2005 tarihinde oybirliğiyle alınmıştır.'

..............

Bir başka kasaba, bir başka karar metni. Sarmakova -Babuguey- kasabasının kararı, tarih 20.10.2005

1) Gençlerin toplantıları yasaklanacak.

2) Camilerdeki yasaklar tavizsiz uygulanacak.

3) Militanların aileleri kesinlikle sürülecek.

Toplantıda söz alan kasaba sakinlerinden B.K. Mahov, bağırmaya başlıyor, 'Niçin polis, bunların ailelerini hapse atmıyor. Bunların aileleri belli, yerleri belli. Liste yok mu polisin elinde? Benim oğlum böyle bir şey yapsaydı, öldürürdüm.'

..............

Ve bir başka kasaba, Etoka.

Etoka'nın kararı: 'Kesinlikle militanların aileleri çıkarılacak.'

Etokalılar, Kabardey Balkar'ın devlet başkanına bir de ricada bulunuyorlar. 'Bütün Çeçenleri sürün.'

........

Zolsko bölgesindeki postanede yapılan bir toplantının karar tutanağından; 'Bütün İnguş, Çeçen ve Dağıstanlılar ülkeden çıkarılsın...'

Ve yine Arsen Kanakov'a ricada bulunuluyor bu tutanakta, 'Başka bir millete de oturma izni vermeyin' diye.

...............

İşte, bütün kararlar aynı.

...............

ZALİNA
Ve sürülmeye ilk aday, zavallı Zalina ile elinden tuttuğu 2 yaşında dünyadan habersiz zavallı kızı. Zalina diyor ki; 'Asla başörtümden vazgeçmeyeceğim. İsterlerse sürsünler beni.'

'Nereye gideceksin?'

'Bilmiyorum. Bana kocam çoktan demişti buralardan gitmeliyiz'

'Neden gitmediniz, peki?'ye cevabı ise 'Çünkü anne babamıza bakıyorduk, çok ağır hastaydılar. Babamı daha sonra kaybettik. Annemle beraber yaşıyorduk. Zaten devamlı takibat altındaydık ve gidecek paramız da yoktu.'

Evinden de belli zaten, fakrü zaruret içinde yaşadığı.

Yine soruyorum Zalina'ya, 'kocanın kan davasını sürdürecek missin' diye. Sadece sen de değil senin gibiler?'

'Tabii ki hayır' diyor. 'Benim amacım çocuklarımı büyütmek.'

Yine ben konuşuyorum, 'Dedikodular vardı, sizin tomarlarca dolarınız varmış, bunlar sizlere İslam ülkelerinden gönderiliyormuş.

"Bunlar uydurma. Eğer paramız olsaydı, bu kadar fakir yaşar mıydık? Ben inanıyorum ki benim kocam hiç bir şeyi yanlış yapmadı. Ama her zaman polislerin takibi altındaydı. Ve işkence yapıyorlardı kocama. Bir de karşısına geçip alay ediyorlardı. 'Hani nerede Allah'ın. Gelsin de seni kurtarsın?' diye.

Kocam sadece ve sadece dini ve namazı savundu. Yasak olan şeylerle uğraşmadı. Tek anlamadığım, niçin namaz kılan birine iş verilmez?"


Sahi, neden namaz kılanlar polisin listesine geçer ki?

...................

JULETTA

Zalukokuaje'da taziye kabul edilen bir evdeyiz. Hacmurat Zarmukoviç Şogenov, baskında 36 yaşındaki oğlunu kaybetti. Sessizce ve acılı bir halde oturuyor. Hayatı boyunca kasabadaki zirai donatım kurumunda çalışmış.

Ya; ihtiyar insanların ne alakası var bu olaylarla?

Sesi titreyen Juletta, güzel, uzun boylu ama artık dul bir kadın.

Bu ailenin başında da sürülme tehlikesi var. Nasıl sürecekler? Neden? Babası, niçin oğlunun sorumlusu?

...............

Baba konuşuyor; 'Oğlum Aslan'ın orada olduğundan bile şüpheliyiz. Baskın günü saat 14 civarında bizi aramıştı, Nalçik'te çalışıyordu. 'İşteyim ve iyiyim' demişti.

Saat 19 gibi ise kasabaya, onun saldırıya katıldığı ve öldürüldüğü haberi geldi.

20 Ekim'de ben gittim, cesedini teşhis ettim. Ve cesedinde hiç mermi izine rastlamadım. Bence o kimliksiz çıktığı için, o anda olayların içine girmişti. Zaten bizim buralarda, öyle ateş falan açıldığı zaman kimse kaçmaz, bakmak için dışarı çıkarlar.'

.............

Juletta, başı açık, modern ve eğitimli bir bayan. Üstelik Kimya Biyoloji Fakültesi'nde öğretim üyesi. Girdiği şoku gizleyemiyor bu genç kadın.

Soruyorum, 'Kocanız sakallı mıydı' diye.
Cevabı, 'Hayır. Sakallı değildi. Beni savcılığa çağırdılar, saatlerce sorguladılar, kocanız sakallı mıydı, diye. Sakal, Rusya'nın neresinde, hangi yasalarda yasak. Kocam sakallı değildi, sadece namaz kılıyordu?'

'Çoktan beri mi vehhabilikle ilgileniyordu peki?'

'Sadece namaz kılıyordu. Beş yıllık evliydik ve beni de hiçbir zaman namaza zorlamadı. Sadece ben kendim, onun nasıl iyi ve dürüst bir hale geldiğini görünce, namaz kılmaya başladım. Ve ne var ki bunda, anlayamıyorum? Hiçbir yasak duruma kocam asla bulaşmadı. Biz geleneksel müslümandık. Bir kez daha söylüyorum, kocam o baskına katılmadı. Ve bir kez daha yineliyorum, kocam o baskına asla katılmadı. Eğer bizim geleneksel dini anlayışımız radikalleştiyse, bunun müsebbibi yönetimdekilerdir.'

Ve bir başka sorum ona; 'Sürüleceksen nereye gideceksin?'

'Bilmiyorum. Nedir benim ve 4 yaşındaki oğlumun suçu ki? Hala kocamın nerede ve nasıl öldürüldüğünü bilmiyorum. Cesedini bile alamıyorum. O zaten öldürülecekler listesindeydi, biz de sürülüyoruz.'

.................


13 Ekim'den sonra büyük bir diyalog yaşansaydı, bu krizden çıkılabilirdi. Ama sadece baskı yapıldı. Namaz kılan, ya da kıldığından şüphe edilen herkes, terörle mücadele şubesine götürüldü, işkenceye teslim edildi. Camiler artık haftada sadece bir saat açık.

Bu yapılanlar, insanlarda nefret uyandırıyor. Bütün gençler, namaz için, din için, dağlara ve ormanlara kaçıyorlar. Ve bunu da gizlemiyorlar. Gidiyorlar, yarın dönebilmek için! 13 Ekim devam ediyor.

.................

Neden bu anlaşmazlık? Bu iş 'bizim' -Kremlin kastediliyor- onlara bazı şeyleri zorla kabul ettirebilme savaşımız. Saldırıyla hiç ilgisi olmayan insanlar, şimdi saldırıyı düzenleyenleri sevmeye başladılar. Bunlar bir savaşın habercisi. Ve çok da karışık bir durum. Zaten bir iç savaş olduğunu kabul edebiliriz, artık. Neden din yasaklanıyor? Hiç kimse bilmiyor bu soruların cevaplarını. Zor çözülen bir düğüm şu an bunlar, bizim için.

Anna Politkovskaya
NG/KKB/AK

Etiketler:
'sibirya gönderiliyorlar!!!

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır