NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
3
apsuva
35305319 - Adige Nise 15.MP3
13
2

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
ÇEÇENLER GENETİK OLARAK SAVAŞÇI RUHLUDUR

Çeçenler genetik olarak savaşçı ruhludur Geçmişi Osmanlı'ya dayanan Iraklı Çeçenler ülkenin birliğinden yana 'Vatana sadakat Allah'a sadakattir' http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=17.02.2006&Newsid=71330&Categoryid=1
10-07-2006 - kez okundu

17.02.2006

Irak'ta yeni kurulacak hükümet için çalışmalar sürerken, Osmanlı döneminde ülkenin yönetiminde önemli rol alan Çeçenler gelişmeleri dikkatle takip ediyor. Iraklı Çeçenler isim vermeden, ayrılıkçı siyaset güden tarafları eleştiriyor: "Vatana sadakat Allah'a sadakattir."

Çeçenlerin Irak'taki varlığı 19'uncu yüzyılın sonlarına dayanıyor. Kafkaslardan Türkiye'ye 1865 yılında göç eden Timur Ali Çeçen, damadı ve aynı zamanda da yakın arkadaşı olan Muhammet Fazıl Dağıstanlı Paşa'nın daveti üzerine 1882 yılında Irak'ın başkenti Bağdat'a geldi. O dönem Osmanlı Ordusu Genel Müfettişi olan Dağıstanlı Paşa, 1907 yılında Bağdat Valisi olarak atandı.

Dağıstanlı Paşa emekli olduktan sonra Timur Ali Çeçen ile birlikte uzun süre İngiliz işgaline karşı örgütledikleri Iraklı Arap aşiretleri komuta etti. Dağıstanlı Paşa'nın bir çatışma sırasında hayatını kaybetmesinin ardından, Timur Ali Çeçen Irak Krallığı'nın ilanına kadar direnişi sürdürdü.

'ARAPLARIN GELMESİYLE ÇEÇENCE VE TÜRKÇE UNUTULDU'
Çeçen ailesi 1936 yılında Havice'nin Çarşılı bölgesinde şu anda yaşamlarını sürdürdükleri köyü kurdu. Kerkük'ün batısında yer alan ve geniş tarım arazileri ile tanınan Havice o dönemde Türkmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir bölgeydi. Saddam Hüseyin döneminde buradaki araziler Türkmenlerden alınarak güneyden getirilen Arap yerleşimcilere dağıtıldı.

Irak'taki Çeçenlerin ileri gelenlerinden olan Abdülaziz Mustafa Necip Timur o günleri çok iyi hatırlıyor. Yaşadıkları köy olan Çarşılı'nın etrafındaki arazilere birer ikişer Arap aşiretler yerleşmeye başlayınca demografik dengenin Arapların lehinde bozulduğunu anlatan Mustafa, bu durumun yöredeki Çeçenlerin kültürel yaşantısına olan etkisini şöyle anlatıyor:

"Araplar çoğunlukta olduğu için bizlerin kullandığı dil de Arapça oldu. Çeçence konuşanlarımızın hepsi de vefat etti. Rahmetli babam ve annem Çeçence ve İstanbul Türkçe'si konuşurlardı. Ama biz hep Araplarlaydık. Eğitimimiz de Arapça olduğu için bu dili öğrendik ve bildiğimiz diğer dillerin hepsini unuttuk. Ancak adet ve geleneklerimizi aynen koruduk. Düğünlerimiz, yemeklerimiz ve büyüklere saygı gibi adetlerimiz Araplardan bariz bir şekilde ayrılır."

'TOPRAĞINA SAHİP ÇIKMAYAN BİR TOPLULUK, HALK DEĞİLDİR'
Abdülaziz Mustafa, asıllarının Çeçen olduğunu hatırlatarak, Irak'a olan bağlılıklarını şu cümlelerle ifade ediyor: "Muhammet Fazıl Dağıstanlı, Osmanlı ordusunda paşaydı. Emekli olduktan sonra dahi Iraklı aşiretleri ve sivilleri İngilizlere karşı örgütledi ve komuta etti. 1917 yılında Kut El Amara'daki çatışmada da şehit düştü. Dolayısıyla Çeçenlerde hep bir kahramanlık ruhu ve vatana bağlılık olmuştur. Biz Çeçenler, ecdadımızın topraklarını kaybettik ve vatanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz."

Mustafa, dünyanın dört bir yanına yayılan soydaşlarının da yaşadıkları ülkelere dişleriyle, tırnaklarıyla sımsıkı tutunduklarını ifade ediyor ve ekliyor: "Çünkü toprağına sahip çıkmayan bir topluluk halk değildir."

'KERKÜK'LE BASRA ARASINDA FARK OLMAYAN BİR IRAK İSTİYORUZ'
Abdülaziz Mustafa, Çeçenlerin son 3 yılda yaşanan hızlı siyasi değişim sürecine olan bakışını da şöyle açıklıyor: "Şu anda Irak zor ve özel bir süreçten geçiyor. Umarız ülke 50'li yıllarda olduğu gibi kaynaşır ve bir bütün olur. Bütün kentlerin kardeşçe yaşadığı, Kerkük ve Basra arasında fark olmayan bir Irak olur. Bu bir Iraklı olarak en büyük dileğim. Iraklı Çeçenlere gelince... Birbirlerini tanısınlar ve asıllarını öğrensinler. Bunu yapmak ırkçılık değildir. Kendini bilmeyen yolunu bilmez. Ben yaşadığım ülkeye bağlılık ve vatanperverlik duymalıyım. Ülkeme sadakatim, Allah'a sadakattir. Biz Çeçenlerin çok eski bir deyişi vardır: Allah için, din için, vatan için."

'ORDUYA KATILMA KONUSUNDA ÇEKİNCELER VAR'
Muhammet Fazıl Dağıstanlı Paşa ve Timur Ali Çeçen'in torunları, ata yadigarı silahlarını ve Osmanlı ordu madalyalarını büyük bir özenle saklıyor. Timur Bey'in oğullarından Mustafa Necip Efendi'nin köyde kurduğu okul, Çeçenlerin eğitime verdiği önemi de gösteriyor. Abdülaziz Mustafa ve kardeşi Abdülhamit babalarının yaptığı eski köy okulunu gezdirirken, aile fertlerinin meslek olarak çoğunlukla askerliği seçtiğini ancak yeni Irak ordusuna katılmak konusunda çekincelerinin olduğunu ifade ediyor:

"Askerlik Çeçenler arasında en çok rağbet gören meslekti. Ancak son 3 yıldır ordu mensubumuz yok sayılır. En hevesliler bile, belli bir düzen olmadığı için kendini geri çekiyor. Herşey milis güçlerin elinde. Her parti kendi denetiminde bir silahlı güç oluşturdu. Şimdilerde eskisi gibi merkezi bir ordu kurma çabaları var. Bekleyip göreceğiz. Çeçenler genetik olarak savaşçı ruhludurlar. Torunum Muhammet'i görüyorsunuz. Silahı eline alır almaz bir yakınlık duyuyor. Askerlik kanımızda var ama nice doktorlar ve mühendisler de çıktı aramızdan. Üniversitelerde bilimle uğraşanlarımız da var."

KÖY OKULUNDA ŞEYH ŞAMİL PORTRESİ
Köy okulu yerini artık kasaba merkezindeki okula devretmiş durumda. Uzun hurma ağaçlarının yükseldiği geniş avluya bakan sınıflardan bir tanesi ise Çeçenler için toplantı odası olarak düzenlenmiş. Salonun bir başında da Kafkas halklarının efsanevi lideri Şeyh Şamil'in portresi asılı. Eskiden çocuklara okuma yazma öğretilen bu mekan, günümüzde Kafkas kökenli Iraklılara tarihlerini anlatıyor.

Haber: DHA

Etiketler:
çeçenler genetik olarak savaşçı ruhludur

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır