NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
2
35WERE~1.MP3
1
9
12

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri
ABHAZYA VE GÜRCİSTAN GERÇEĞİ

ABHAZYA VE GÜRCİSTAN GERÇEĞİ Abhaz-Gürcü ihtilafı bugünlerde yine gündemde. Gürcistan'ın milliyetçi Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, Abhaz-Gürcü sorununu çıkmaza sürükleyecek adımlar atmaya devam ediyor.
18-10-2006 - 5 kez okundu

Abhaz-Gürcü ihtilafı 14 Ağustos 1992'da Gürcü Milli Muhafız Birlikleri Komutanı Tengiz Kitovani'nin Sohumi (Sohum)'yi işgal etmesi ve buna Abhaz kuvvetlerin cevap vermesiyle patlak vermiş, ihtilaf bu arada topyekun savaşa dönüşmüş ve bu savaş da bir yıldan fazla sürerek Eylül 1993'de hem Gürcü kuvvetlerin hem de Abhazya'daki Gürcü nüfusun Abhazya'yı terk etmesiyle sonuçlanmıştı. Eylül 1993'ten bu yana yaşanan ateşkes hali, tarafların arasına mevzilenen Rus barış gücü askerleri ve Birleşmiş Milletler Gözlem Gücü tarafından kontrol edilmeye çalışılıyor.

Gürcistan'ın Abhazya ile kaybettiği savaştan sonra 1994'ten beri Tiflis'te varlığını sürdüren "Abhazya Özerk Cumhuriyeti Hükümeti", Abhazya'nın Gürcistan toprak bütünlüğü içerisinde bir özerk cumhuriyet olarak yer alması gerektiğini savunuyor. Bugüne kadar hiçbir ülke tarafından da tanınmayan Abhazya'nın arkasında Rusya olduğu için Gürcistan, Abhazya'yı yeniden ülkesiyle bütünleştirme konusunda sıkıntı çekiyor. Üstelik taraflar arasında bugüne kadar yapılan çeşitli müzakerelerden de bir türlü sonuç alınamadı. Bu müzakereler esasta üç konu üzerinde yapılıyor: Abhazya'dan kaçmak zorunda kalan yaklaşık 200.000 Gürcü mültecinin yeniden Abhazya'ya dönmesi, Abhazya'nın nihai siyasi statüsü ve Abhazya'nın ekonomik geleceği. Gürcistan'a göre konuların en önemlisi Gürcü mülteciler olurken, Abhazlara göre ise öncelikli konu ülkelerinin nihai siyasi statüsü. Gürcistan, Abhazya'nın ekonomik geleceğinin ve ambargonun, BDT'nun Ocak 1996'da aldığı karar çerçevesinde ele alınmasını istiyor. Bu karara göre, diğer BDT üyeleri Abhazya ile ilgili bir ekonomik ya da siyasi karar aldıklarında, bunun mutlaka Gürcistan tarafından onaylanması gerekiyor. Karar böyle diyor ama bu arada Rusya'nın çeşitli bölgeleri bu kararı gözardı ederek Abhazya ile ekonomik, kültürel anlaşmalar da yapıyorlar. Bunun da ötesinde, Rusya, Abhazları kitleler halinde Rus vatandaşı yapıyor.

Tüm bu gelişmelerden sonra Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili, Sohumi'nin Abhazlarca Gürcülerden alınmasının 13. yıldönümü olan 27 Eylül'de Abhazya'nın kontrolünde olmayan ve Svanların yaşadığı Kodori'nin yukarı kısmında "Sürgünde Abhaz Hükümeti" kurmakla ve buranın ismini "Yukarı Abhazya" olarak değiştirmekle kalmayıp, Sohum'a gidecek yabancı heyetlere Kodori'ye de uğrama şartı getirdi.
Cevaben Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş da Kodori'nin yukarı kısmından Abhazya'ya girmek isteyenlere izin verilmeyeceğini açıkladı.

Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ayrıca, Yukarı Abhazya'da (Kodori Vadisi) yeni yerleşim birimleri inşaatına başlanacağını ve bölgedeki güvenlik önlemlerinin arttırılacağını söyledi. Saakaşvili, Yukarı Abhazya'nın yeniden yapılanma ve yerleşim birimleri inşaatı programının önemine vurgu yaptı ve Rusya'yı ima ederek, "Kuzeyden gelen tehdide karşı sınırı korumalıyız" dedi.

Öte yandan, Saakaşvili'nin Kodori'nin yukarı kısmını "Yukarı Abhazya" olarak adlandırması, uluslararası toplum tarafından benimsenmedi. Rusya'nın çağrısı üzerine toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde Tiflis'in Abhazya ve Güney Osetya ile gerilimli süreci de gündeme geldi. Gürcistan'ın BM Elçisi tarafından Güvenlik Konseyi'ne gönderilen mektupta "Yukarı Abhazya" ismi kullanılırken, Barış Operasyonları Genel Sekreter Yardımcısı Heidi Annabi, bu girişimin politik bir altyapı içeren bir girişim olması ve bölge halkına duydukları saygıdan dolayı 'Yukarı Kodori Vadisi' adını kullanmayı tercih etmediklerini vurguladı. Ayrıca, BM belgelerinde de kullanıldığı gibi yerleşmiş bulunan yürürlükteki ismi kullanmaya devam etmeleri gerektiğini düşündüklerini kaydetti.

Tarafların anlaşmaya varamaması üzerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan da, Abhaz ve Gürcü tarafları arasında yaşanan gerginlikler ile ilgili olarak Ekim 2006'da BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu Abhazya'daki durum konulu raporda, ortada bir riskin olduğuna dikkat çekti. "Gürcü-Abhaz anlaşmazlığına müzakere yoluyla bir çözüm kazandırılması, tarafların siyasi statü sorunu nedeniyle bugün için oldukça zor. Mamafih, diyalogdan başka çare yok" diyen Annan, taraflar arası ilişkilerin Gürcistan'ın kontrolü altındaki yukarı Kodori vadisinde düzenlediği geniş kapsamlı özel operasyon nedeniyle Temmuz 2006'da daha da kötüleştiğine dikkat çekti. Raporda, Gürcistan'daki BM Gözlem Misyonu'nun (UNOMİG), 1994 Moskova Anlaşması'nın 13 kez ihlal edildiğini belgeleyen raporlar yayınladığına işaret edildi.

Öte yandan, Uluslararası Kriz Grubu'nca yayımlanan 'Bugünkü Abhazya' adlı raporda da, Gürcü-Abhaz anlaşmazlığının nedenleri, Abhazya'nın tuttuğu yol, Gürcü mültecilerin durumu gibi konular irdelendi. Gürcü tarafının çözümsüzlüğe sebep olduğu ve uzlaşmak için gerekli adımları atmak istemediği hususları vurgulandı.


Abhaz-Gürcü sorununda 1992-1993 savaşından beri herhangi bir değişme olmadığına işaret eden rapor, şu tespitlere yer verdi: "Uluslararası kamuoyunda Gürcistan'ın bir parçası olarak kabul edilen ve oldukça büyük ölçüde yıkıma uğratılan ve nüfusunun yarısı göç ettirilen Abhazya, bağımsız devlet kurumlarını kurmakla meşgul. Ateşkesten sonra geçen 12 yıldan beri taraflar BM aracılığında anlaşmazlığın çözümünde ilerleme kaydedemediler. Gürcü polisinin 2006'da Kodori'de yaptığı operasyon da gerginliği tırmandırdı ve bunun sonucu olarak da, Gürcü-Abhaz barış müzakereleri sekteye uğradı."

Raporda ayrıca şu hususlar ele alındı: "Barışçıl çözümlerden yana olduğu beyanında bulunduğu halde, 2005'te Gürcistan'ın bütçeden silahlanmaya ayrılan pay dünyadaki herhangi bir ülkede rastlanandan daha fazla arttı. Gürcistan sorununun, bölgede giderek daha saldırgan hale gelen politikaları çerçevesinde Abhazya'yı destekleyen Rusya'da düğümlendiğinde ısrarlı. Öte yandan, Abhazlar, bir devlet için gerekli olan demokratik bir hükümet, hukukun üstünlüğü, savunma potansiyeli ve ekonomi gibi özelliklere sahip olduklarını beyan ederek, bağımsızlığa giden yolda adım adım ilerliyorlar. 2004'teki Devlet Başkanlığı seçimindeki ilk aşama, gerçek bir rekabetçi mücadeleye yol açtı ve halka seçme şansı verdi. Seçim sonuçları ile alakalı tartışmalara rağmen yönetimin iki rakip arasında bölünmesi çözümüne gidildi."

Çözümsüzlüğün Gürcistan üzerindeki etkilerini de değerlendiren Uluslararası Kriz Grubu, bunun ekonomi, güvenlik ve bölgesel entegrasyon açısından Tiflis'e engeller çıkardığını belirtti. Raporda çözümsüzlüğün Gürcü tarafına yansımaları şöyle ele alındı: "İç göçün büyük çapta olması devlet için ağır politik, ekonomik ve psikolojik yük olmaktadır. 10 yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen Tiflis, kısa vadeli çözümler dışında göçmenler için hiçbir entegrasyon politikası uygulamadı. Şu anda göçmenlerin entegrasyonu için devlet stratejisi belirleme çalışmaları yapılmasına rağmen, mülteciler Gürcistan vatandaşlarının en yoksul kesimini oluşturuyor. Onlar, Gürcü yönetiminin ya geri dönmelerini sağlama ya da Gürcistan'da daha iyi hayat şartları sunma yönünde verdiği sözleri tutmakta yetersiz kalışından dolayı hayal kırıklığına uğramış bir haldeler."

Abhazlar kendilerinden bir önceki kuşakların büyüdüğü bu kültür sahasında onu bölmek için yapılan umutsuz gayretlere rağmen güçlü ve mutlu olmak istiyor ve bir arada yaşamak için gayret gösteriyor. Uluslararası örgütlerden, insan haklarına aykırı şekilde bir halkın insanlarının, akrabaların serbestçe ilişki kurmasını engelleyen Abhazya'ya karşı uygulanan yaptırımların hukuki ve insani sonuçları ve Abhazların vatanlarına dönüş meselesinin incelenmesi bekleniyor.

Diplomatik Gözlem İnternet Gazetesi

Etiketler:
abhazya ve gürcistan gerçeği

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır