NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
11
4-5-6-7
10
3
35305319 - Adige Nise 15.MP3

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
[YORUM - DOÇ. DR. ZEYNEP DAĞI] BUSH'A KÖTÜ HABER: PUTİN ORTADOĞU'DA!

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, Ortadoğu'ya yönelik 'düşük yoğunluklu' bir politika izleyen Rusya Federasyonu'nun son zamanlarda bölgeye ilişkin aktif politikaları dikkat çekici. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen yıl Mısır, İsrail ve Filistin'e, bu hafta da Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün'e gezi düzenlemesi hem Rus dış politikası hem de Ortadoğu bölgesindeki dengeler açısından son derece önemli.
16-02-2007 - kez okundu

Putin'in Ortadoğu gezisinde petrol, doğalgaz ve silah satışı gibi konular ön plana çıksa da, bu temaslar Rusya'nın bölgede son zamanlarda artan siyasi ağırlığının bir yansımasıdır.

Son zamanlarda ekonomik açıdan toparlanan ve yakın çevresinde eski gücüne kavuşan Rusya'nın, bu nüfuzunu kararlı bir şekilde Ortadoğu'ya doğru yöneltmesi, Moskova'nın sadece bölge ülkeleri ile değil, ABD, İsrail ve AB ile ilişkilerinin geleceğini de etkilemekte ve Rusya'nın iç ve dış politikalarına doğrudan yansımaktadır. Putin'in 43. Münih Güvenlik Konferansı'nda da dile getirdiği gibi, ABD'nin tek kutuplu dayatmalarına karşı koyan jeopolitik bir söylem geliştirmesi Rusya'yı Ortadoğu'da aktif siyaset izlemeye sevk etmektedir. Rusya her ne kadar 'süper güç' konumunu kaybetse de, çok boyutlu/pragmatik bir dış politika ile bölgeye 'büyük güç' olarak dönme hazırlıkları yapmaktadır. Bu bağlamda, İsrail/Filistin çatışması, Lübnan savaşı, İran, Suriye ve ABD üçgeninde yaşanan gerginlikler de Rusya'nın bölgede ekonomik ve siyasi açıdan güçlenmesine zemin hazırlayan başlıca dinamikler olmaktadır. Örneğin, ABD'nin Irak'a müdahalesi sonucu değişen dengelerin uluslararası alanda petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışa neden olması, Rus ekonomisinin canlanmasında önemli rol oynamıştır. Putin'in son Ortadoğu gezisinde de öne çıkan bir şekilde, Rusya'nın İran ve Katar'la doğalgaz alanında ittifak arayışı, Rusya'nın sadece ekonomik alanda değil siyasi açıdan da güçlenmesine katkıda bulunmaktadır. Enerji alanındaki gelişmelere paralel olarak, Irak ve Lübnan savaşları ile İsrail-Filistin çatışmasının bölgenin tekrar aşırı silahlanmasına yol açması, önemli silah ihracatçısı olan Rusya'nın ekonomik dengelerinin iyileşmesine katkıda bulunan bir başka faktördür. Rusya'nın Suriye ve İran'ın yanı sıra ABD'nin önemli müttefiki kabul edilen Suudi Arabistan'a da askeri teçhizat satmasının gündeme gelmesini bölgede değişen dengelerin somut göstergeleri olarak kabul etmek gerekir. Rusya bölgesel silah pazarında aldığı payla ve enerji sektöründe global ağırlığını arttırmasıyla, Soğuk Savaş sonrası Ortadoğu'da azalan gücünü tekrar toparlamakta ve 'geleneksel' rolüne geri dönecek zemini yakalamaktadır.

Putin Müslümanları yanına çekmeyi başarıyor

Ortadoğu'daki krizler sadece Rus ekonomisini değil, Rusya'nın bölgedeki siyasi nüfuzunu da olumlu etkilemiştir. Filistin'de Hamas'ın seçimle iktidara gelmesi Rusya'nın Ortadoğu politikasında kritik bir öneme sahip olmuştur. ABD ve AB Hamas'la ilişkilerine mesafe koyarken, Rusya'nın Filistin'in arkasında yer alması, ayrıca Lübnan savaşında etkin rol oynaması Rusya ile bölgenin yakınlaşmasına katkıda bulunmuştur. Ancak, Rusya'nın Ortadoğu'daki varlığını Hamas ve Hizbullah ile sınırlı düşünmek yanlış olur. Putin'in Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün'e düzenlediği son geziyi Rusya'nın bölge ülkeleri ile ekonomik ve siyasi alanda ilişkilerini derinleştirme çabası olarak değerlendirmek gerekir. Bölge ülkeleri ile derinleşen ve çeşitlenen ilişkileri sonucu Putin, Sovyet döneminde olduğu gibi Ortadoğu bölgesinde ABD'nin manevra alanını kısıtlama fırsatı yakalamaktadır. Bu bağlamda, Rusya ABD'nin tepkilerine rağmen Filistin'de Hamas'a destek vermeye, İran ve Suriye ile diyaloğa, Lübnan krizinde etkin rol oynamaya ısrarla devam etmektedir. Rusya Amerika-İsrail karşıtı gruplarla ilişkisini yoğunlaştırarak Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Afganistan hattında ABD karşısında 'etkili' bir güç olma iddiasındadır. Dolayısıyla, Irak ve Afganistan'daki direnişçilerin elindeki sofistike silahlarla, Hizbullah ve diğer grupların sahip oldukları silahlar arasındaki benzerliğin perde arkasında Rusya'yı işaret etmesi bir tesadüf değil. Bu açıdan Hamas ve Lübnan krizi Rusya'nın bölgede oluşan yeni dengeler içinde 'eski' ağırlığına kavuşmasına fırsat veren gelişmeler olarak değerlendirilebilir.

Rusya'nın Ortadoğu'ya yönelmesinde 11 Eylül saldırılarının da paradoksal bir etkisi bulunmaktadır. 11 Eylül saldırıları, başlangıçta ABD ve Rusya'nın yakınlaşmasına neden olmuş ve Rusya Çeçenistan'la savaşında 'terörle mücadele' ortak paydası altında Washington'dan destek almıştır. Ancak ABD'nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek, Afganistan'a, ardından Irak savaşı ile Ortadoğu'ya yerleşmesi Rusya ve Amerika'yı karşı karşıya getirmiştir. ABD'nin Afganistan'a ve Irak'a yerleşerek Rusya'nın yakın çevresinde geleneksel nüfüzunu tehdit etmesi, Rusya'yı bir denge arayışı olarak Ortadoğu'da manevra alanını genişletmeye itmiştir. Bölge ülkeleri ile Rusya'nın çıkarlarının örtüşmesi ve Rusya'nın Ortadoğu'da ABD ve İsrail karşıtı gruplarla yakınlaşma siyaseti izlemesi, Rusya'yı sadece Arap Ortadoğu'su değil, genel olarak İslam dünyası ile de barışmasına vesile olmaktadır. Sovyetlerin Afganistan işgali, ardından Çeçenistan'daki Müslümanlara saldırıları ve Bosna'daki Müslümanlara yapılan katliamda Sırplara destek vermesi, Ortadoğu kamuoyunda Rusya'nın imajını zedelemişti.

Ancak, Putin Amerika'nın Irak işgali, İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki saldırıları sonucu, Arap Ortadoğusu ile Batı arasında derinleşen gerginliği Rusya lehine kullanarak, bölge kamuoyunu da kazanmaya çalışmaktadır. Ortadoğu'da Amerikan imajının zedelenmesine paralel olarak, Irak savaşında Putin'in Amerika'ya karşı eleştirel duruşu sonucu, Rusya hem kendi içinde hem de genel olarak Müslüman toplumlar arasında sempati kazanmaktadır. Bu bağlamda, İKÖ'de gözlemci üye sıfatı elde eden Putin, Müslüman ülkelerle 'güçlendirilmiş işbirliği' tezini ortaya atarak, Ortadoğu'da etki alanını genişletiyor.

Amerika'ya yapılan gözdağı...

Rusya Ortadoğu'ya yönelerek sadece ekonomik ve siyasi açıdan değil, dağılma sonrası karşı karşıya kaldığı 'terör' sorununu da çözmeyi hedeflemektedir. 11 Eylül sonrası Batı ve İslam dünyası arasındaki gerginliklerde Müslüman dünyanın yanında olmaya çalışan Moskova, bu tutumuyla Federasyon içinde merkez/çevre gerilimini azaltmaya ve 'iç barış'ı sağlamaya da çaba harcamaktadır. Putin, Çeçenistan sorununa 'şahin' politikaların bir çözüm üretemediğini görünce, Federasyon içinde ikinci büyük topluluk olan Müslümanlarla barış içinde yaşamanın yollarını aramaya başlamış ve bu doğrultuda Çeçenistan'daki Rus birliklerinin kademeli olarak çekilmesi yönünde talimat vermiştir. Putin, Müslümanları karşısına alan bir politika izlemektense, Federasyon içindeki İslamcı radikalleri yumuşatarak, terörün toplumsal desteğini yıkmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çok sayıda Müslüman ülkeden dini ve resmi temsilcinin geçen yıl Rusya'da düzenledikleri bir konferansta, Moskova'nın Sovyet dönemindeki gibi Müslüman toplumlarla yoğun işbirliği yaparak, ABD'nin İslam karşıtı 'hegemonik' söylemini dengelemesi çağrısında bulunmaları Rusya ile İslam dünyası arasındaki yakınlaşmanın somut göstergesidir. Danimarka'da yayınlanan Hz. Muhammed'in karikatürleri nedeniyle Batılı ülkeler ve Müslüman toplumlar arasında 'kriz' yaşanırken, Rus yöneticiler sansür nedeniyle Batı ile ilişkilerinin gerilmesi pahasına benzer karikatür yayınlayan iki Rus gazetesini kapatmaları konu ile ilgili önemli ayrıntılardır.

Suudi Arabistan'ı ilk ziyaret eden Rus Devlet Başkanı olarak Putin'in yaptığı Ortadoğu turu ABD ve İsrail'de kaygılara neden olsa da, Arap Ortadoğu'sunda memnuniyetle karşılanmaktadır. Rusya bölgesel aktörlerin de desteğini alan inisiyatifler geliştirerek, Ortadoğu'nun istikrara kavuşabilmesi için, Amerikan merkezli 'tek kutuplu' dayatma yerine, çoklu dengenin önünü aralamaya çalışmaktadır.
Zaman

Etiketler:
yorum - doç dr zeynep dağı bush kötü haber putin ortadoğu

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır