NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
13
4SIMD.MP3
1
10
9

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
KAFKASYA ÇÖKERSE TÜRK KAPISI KAPANIR - RÖPORTAJ

Kafkasya çökerse Türk kapısı kapanır - RÖPORTAJ 18 Ağustos 2008 Pazartesi Gürcistan-Rusya savaşı nihayete erdi gibi ama asıl kapışma şimdi başlıyor. Kafkasya üzerinden yürüyen gerilim için Doç. Laçiner, 'Türkiye'nin yüzlerce yıllık çıkar ve hedefleri bölgede' diyor Güney Osetya nedeniyle başlayan Gürcistan-Rusya krizi, gergin geçen 10 günün, binlerce ölünün, yayılmaya meyilli savaşın ardından nihayet imzalanan geçici ateşkes anlaşmasıyla sonlandı. Ancak kimse rahatlamadı.
18-08-2008 - kez okundu

Zira bölgede dengeler bozuldu bir kere ve taşların tekrar yerine oturması da zor görünüyor. Üstelik bu savaş, sahnede her ne kadar bölge ülkeleri olsa da, bir ABD ve Rusya restleşmesi. O yüzden de büyük resme bakmak gerekiyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner, kurulu düzenin bozulduğunu, bu büyük telaşın dünyanın yeniden inşasıyla ilgili olduğunu söylüyor. Asıl dikkat çektiği nokta ise Türkiye'nin Türk dünyasına açılan kapısını kaybetmek üzere olduğu. Gürcistan-Rusya arasındaki savaş nihayet durdu ama sorunlar bitmiş değil. Bölgede dengeler bozuldu bir kere. Mevcut durum Amerika, Avrupa ve Türkiye için ne anlam ifade ediyor?

Kafkaslara güney ve kuzey Kafkasya diye bakmak lazım. Kuzeyde Rusya, güneyde de Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan var. Rusya Ermenistan'la tam bir müttefiklik ilişkisi içinde. Ama Azerbaycan'ı Karabağ meselesinden dolayı kaybetti. Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan hattı ise ABD'nin desteği, AB'nin teşvikiyle oluştu. Boru hatları da, demiryolu projesi de bu sayede gelişti ve üç ülke ekonomik açıdan entegre olmaya başladı. Buradan da Avrupa'ya entegre olacaktı. NATO'nun genişlemesi ve AB'nin desteğiyle Amerika, Rusya'yı Karadeniz ve Kafkasya üzerinden kuşatmış olacaktı. Anlaşma yapıldı ama Ruslar referandumla Güney Osetya'yı Kuzey Osetya'ya bağladık diyebilirler. Rusya'nın maksadı Ermenistan'a kadar ilerlemek, Gürcistan'ı bölmek, yapamasa da Saakaşvili'yi devirip kendine yakın bir yönetimle ülkeyi ele geçirmektir.

21. YY. TÜRK YÜZYILI OLUR MU?

Gürcistan'da olanlar bizim için neden önemli, enerji merkezli yatırımlarımız açısından da mı ?

Türkiye açısından daha hayati bir konu var. Ermenistan kapısı kapalı olduğu için Azerbaycan'a ulaşmanın en kestirme yolu Gürcistan. Azerbaycan'a ulaşmak demek Türk dünyasına ulaşmak demek. Gürcistan'ın arkası Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan. Ayrıca, Gürcistan ve Azerbaycan'la entegre olduğunuzda Ermenistan ile Rusya arasında toprak teması olmamış, Rusya Ermenistan'a istediği ölçüde yardım edememiş oluyor. Osmanlının geri çekilişiyle Kafkasya'ya yerleşen ve SSCB ile gücünü pekiştiren Rus etkisi, böylece kuzeye çekilmiş oluyor. Şu anki denge değişikliği Sovyetlerin Kafkaslara geri dönüşüdür. Toprak bütünlüğü bozulur, Gürcistan çökerse Türkiye'nin Kafkasya politikası tamamen çöker. Rahmetli Özal'ın '21. yüzyıl Türk yüzyılı olacak' sözüyle oluşan hayaller büyük darbe alır. Türk dünyasına açılan kapımız kapanır.

Gürcistan'da olup bitenler Azerbaycan'ı nasıl etkiler?

Gürcistan çökerse Azerbaycan ayakta kalabilir mi Rusya'ya karşı politika yürütebilir mi Azerbaycan küçük bir devlet. Batı'nın, Türkiye'nin desteği olmadan ayakta kalması zor. Şu an enerji hatları sayesinde ayakta. Yarın Karabağ'ı almak isterse, Gürcistan'ın Osetya'da başına gelen Azerilerin başına gelmez mi Ermeni-Azeri sınırında ufak tefek çatışmalar oluyor zaten. Araya Ruslar girerse kim durduracak?

Türk dünyasına yansıması ne olur?

Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın bağımsızlığı Moskova'dan uzaklaşmalarına bağlı. Şu an üçünün de ekonomik ilişkileri Moskova üzerinden geçiyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Şah denizinden gelen boru hattı hayati önemde o yüzden. Buna Kazak gazını, petrolünü de eklemek için uğraşıyorduk. Başarabilirsek Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan Moskova hegemonyasını kıracak, gerçek anlamda bağımsız olacak. Rusya kontrolünde bir Gürcistan, bu kontrol karşısında çaresiz kalmış bir Azerbaycan demek. Boru hatları kalsa da, 10 tane daha yapsanız da patronun Rusya olduğu yerde kendi paranıza istediğiniz gibi hükmedemezsiniz çünkü.

RUSYA'NIN HEDEFİ EMPERYAL

ABD ve AB beklendiği kadar etkili olmadı Rusya karşısında. Ama biliyoruz ki bu savaş Batı ile Rusya arasında. Siz ise neredeyse, asıl kapışmanın Rusya ile Türkiye arasında geçeceğini söylüyorsunuz?

Kafkasya her zaman İran, Rusya ve Türkiye'nin çarpıştığı bir yer olmuştur. Kafkasya'ya hakim olan Karadeniz'e hakim olur. Çünkü Anadolu, Pers diyarı ve Rusya'nın girişidir Kafkasya. Hazar ve Orta Asya'nın girişidir. Çok kilit bir nokta yani. Rusya burayı bırakmak istemiyor, emperyal hedefleri var. Amerika ise yerleşmek istiyor. Bunun için Karadeniz'in batı kıyılarında Romanya ve Bulgaristan'ı NATO'ya dahil etti. Türkiye ve Yunanistan zaten NATO üyesi. Çemberi Kafkaslardan devam ettirmek istiyor ABD.

Rusya'nın agresifliğinin gerçek nedeni de bu kuşatılmışlık olsa gerek?

Temel nedeni o. Amerika için önümüzdeki dönemde rakipler belli. Rusya, Çin ve kısmen Hindistan. Müslüman dünya değil asla çünkü böyle bir güç yok karşısında. Ama Rusya'da halihazırda var bu güç. O yüzden Rusya'nın İran ve Çin'le ittifak kurmasını önlemeye çalışıyor. Rusya'yı Batıdan kuşattı, güneyden de tamamlamak istiyor. Evet, bu esasen Amerika'yla Rusya arasında bir çatışma. Türkiye'nin Kafkasya'daki çıkarlarıyla Amerika'nın çıkarları büyük oranda örtüşüyor. Amerika'nın Türkiye'ye, bölgede model olmasına, Batıyla birleşmesine ihtiyacı var. Rusya'nın temel hedefi ise Kafkaslarda Amerikan, Batı ve Türk etkisini kırmak. Temel sorun burada.

TÜRKİYE'NİN HAMLESİ İYİ AMA

Bütün bu büyük hesaplar içinde Türkiye'nin meseleye bakışı nasıl?

Türkiye'nin meseleye bu ciddiyetle baktığını, yaşananların dengeleri etkileyeceğini anladığını sanmıyorum.

Niçin? Başbakan gitti, iki tarafla da görüştü. Kafkas İşbirliği Projesi konusunda inisiyatif aldı...

Başbakan'ın ziyareti Ortadoğu'daki dış politikanın devamıdır, iyi niyetlidir fakat yeterli değildir. Olayın farkında olmadıklarını Kafkasya İttifakı önerisinden anlıyoruz. Bu şuna benziyor: İki taraf birbirini bıçaklıyor. Her yer kan revan. Ve siz de araya girip 'durun yapmayın siz kardeşsiniz' diyorsunuz!

Ortak çıkarlar vurgulandı, anlaşma zemini tasvir edildi. Bu, söylediklerinizden fazla bir şey değil mi

Bakın: Rusya'da, Gürcistan-Rusya gerilimini Rusya-Türkiye savaşına çevirmek isteyenler var. Gürcistan'ı Rusya'ya karşı Türkiye'nin kışkırttığını iddia ediyorlar. Etkililer de. Osmanlıdan beri her taşın altında Türkleri arayan, Türkiye'nin gücünün ötesinde kapasitesi olduğunu sanan bir damar var Rusya'da. O yüzden Moskova ziyareti, Gürcistan krizini, Kafkaslarda değişen dengeleri durdurmaktan çok, Türk-Rus ilişkilerini korumak için yapıldı. Türkiye'nin boru hatları, mavi akım projeleri, inşaat şirketleri, 20 milyar dolarlık dış ticareti, turizmi var Rusya'yla. Bunları kurtarabilmek ve Rusya'yla savaşın eşiğine gelmemek için yapılan iyi bir hamleydi bu.

TANKLAR HAYALLERİMİZİ YIKTI

Fakat?

Fakat Kafkasya'da dengeler alt üst oldu ve her geçen gün de aleyhimize işliyor. Bu üç beş yıllık bir mesele de değildir. Bölgede birkaç yüzyılda Türkiye aleyhine oluşan dengenin tam Türkiye lehine dönmek üzereyken kesilmesi, tersine çevrilmesi meselesidir.

O yüzden mi Türkiye'nin yetersiz, hazırlıksız olduğunu düşünüyorsunuz?

Bir panik hali, endişe görmüyorum çünkü. Bu sıkıntı Rice'ın, Sarkozy'nin yüzünde var ama Gül'ün, Başbakan'ın yüzünde yok. Meseleye hala Gürcistan-Rusya krizi gibi bakılıyor. Halbuki Rus tanklarının altında kalan Türkiye'nin yüzlerce yıllık çıkarları ve hedefleridir. Bunun bilincine varmak lazım.


Bu çatışma ABD ve Rusya arasında ama Türkiye'nin bölgedeki çıkarları ABD ile örtüşüyor


Eskisi yıkıldı yenisi inşa halinde


Dünyanın bir geçiş süreci yaşadığını, eski düzenin yıkılıp yenisinin inşası için mücadele edildiğini söyleyen Laçiner 'Türkiye mutlaka Gürcistan ve Azerbaycan'ın NATO'ya girişini sağlamalı' diyor


Dünya iki kutuplu soğuk savaş dönemine mi giriyor yeniden?

Çok talihsiz bir dönemde olduğumuz kesin. Eski düzen çok fena yıkıldı, kaotik bir ortam var ve herkes bir düzen kurmaya çalışıyor. Riskli bir geçiş dönemindeyiz. 19. yüzyıl Avrupa uyumunun yıkılıp yerine soğuk savaşın geldiği dönem gibi. 1. ve 2. dünya savaşı arasında dünya nasıl yıkılıp yeniden inşa edilmişse şu an olan da bu.

Kafkaslarda ne yapmalı Türkiye, bu aşamada?

Türkiye küresel bir güç değil, Rusya'ya karşı yapabilecekleri sınırlı ama önce bölgenin önemini kavramalı. 90'lardan bu yana çok büyük fırsatlar kaçtı. Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı önemlidir ama geç kalınmıştır, üstelik de bu Batının devreye girmesiyle olmuştur. Önce bilinç oluşmalı. Sonra Batının desteğini temin etmeli ve Rusya'nın dikkatini çekip ilişkileri germeden Gürcistan ve Azerbaycan'ın NATO'ya girmesini sağlamalı. Osetya, Abhazya gidebilir ama Türkiye'den başlayıp Hazar kıyısına kadar olan bölgenin Rusya'nın giremeyeceği topraklar olmasını sağlaması lazım. Bu koridoru NATO üyesi yapabilirsek Rusya oraya giremez. Girse de bu tek başına bizim meselemiz olmaktan çıkar, küresel hale gelir. Başbakan'ın Gori kentinde Rusların yıktığı yerleri yapma sözü vermesi çok önemli bir mesajdır. Türkiye'nin Kafkasya, Ortadoğu, Balkanlar ve hatta Afrika'da eski Osmanlı coğrafyasına sahip çıkma gibi bir hedefi var. Türk dünyası da dahil buna ama şöyle de bir sorun var: Hükümet Ortadoğu'da da, AB'de de hep aynı isimlerle çalışıyor. O da birkaç kişi! Oysa başkan adayı olduğu halde Obama bile şu anda 300 kişiyle çalışıyor.

Nasıl olmalı?

Türkiye dünyanın en dinamik bölgesinin kalbinde. Böyle bir ülkenin elinde ne kadar akıl varsa hepsini seferber etmesi lazım. Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi. Ekonomisi potansiyeli büyüdü fakat kafası mercimek kadar. Her bölgeyi çalışan çok sayıda think tank'in (düşünce kuruluşu) enstitünün olması lazım yoksa önümüzdeki dönemde büyük sıkıntılar yaşarız.


Bahçesini reddeden bir ağaç gibiydik


Yeni dönemde hem Türkiye hem dünya için Kafkasya, Ortadoğu'dan daha önemli ve öncelikli mi olacak?

Ortadoğu ve Kafkaslar iki ayrı bölge mi, şüpheliyim. İran hem Ortadoğu, hem Kafkas ülkesi, Türkiye de öyle. Ama Türkiye cumhuriyetten bu yana gönülsüz bir Ortadoğulu olmuştur. Balkan Kafkas ve Ortadoğu ülkesi olmayı reddetmiştir. Bu, bahçesini beğenmeyen ağacın durumuna benzer. Ortadoğu'yu cehalet gerilik ve dini fanatizmin merkezi görmüş, uzak durmaya çalışmıştır. Kemikleşmiş yanılgısını ise Kıbrıs sorunu patlak verip de kendisini destekleyen tek ülke dahi bulamayınca kırmaya, çok boyutlu dış politika geliştirmeye çalıştı. Türk dünyasına ilginin ise ırk temelli olduğunu sandı. Halbuki dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz ve tarihi siyasi olmasa da mal almak, satmak için ilişkide olmamız gerekir.


Bu bataklığı ancak biz kurutabiliriz


Artık bu yapılmıyor mu zaten?

Ortadoğu'da durum konjonktürel. 1 Mart tezkeresini reddedince tüm Arap ve Müslüman dünya, Türkiye'nin Amerika'nın kuklası olmadığını, 30 milyarı reddebildiğini anladı. Bu inanılmaz bir yumuşak güç oluşturdu. Türkiye Amerika'ya hayır diyebilen tek ülke, başka da yok. Şunu net olarak gördük; Ortadoğu bir bataklıksa biz burada yaşıyoruz ve kurutmak zorundayız. Irak'taki sorunları çözemezsek Irak, Kürt, terör ve ekonomi sorunu olarak üzerimize geliyor. İran vurulursa Türk ekonomisine etkisi belki 150 milyar dolar olacak, Kürt sorununu ateşleyecek. Ayrıca bölgede bunu yapabilecek başka ülke de yok. İki tarafın da konuşabildiği, iki tarafla da konuşabilen, güven üreten tek ülke Türkiye.


Bölgenin idaresi DNA'mızda var

Ve bu da önemli bir avantaj?

Bu Osmanlı'dan aldığımız bir avantaj. Bu coğrafyayı idare etmiş olmanın verdiği olgunluğun ürünü. DNA'mızda var bu. Erdoğan'ın da, Baykal'ın da, Bahçeli'nin de DNA'sında var. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki kanda mevcut. Buralıyız, burayı iyi tanıyoruz ve kavga etmeden meselesini çözen tek devletiz. Gizli gündemimiz yok. Derdimiz istikrar. Hiç bir terör örgütünü desteklemiyoruz. Türkiye ne söylüyorsa odur, yatak odası camdan bir ülke Türkiye. O yüzden güven veriyor.

http://www.stargazete.com/roportaj/kafkasya-cokerse-turk-kapisi-kapanir-121443.htm

Etiketler:
kafkasya çökerse türk kapısı kapanır - röportaj

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır