NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
12
35305319 - Adige Nise 15.MP3
35305319 - Adige Heku 01.MP3
9
4WORED1.MP3

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
ABHAZ ADİGE ÇEÇEN FIKRALARI

1- Çeçen İle AbHaz Çeçenle abhaza aynı siperde savasıyorlarmış. cecen vücudunun yarısını dısarıya cıkarıp sarjörü bitinceye kadar mermısını düsmana sıkyormus abhaza ise sadece silahını siperden cıkarıp rastgele mermı sıkıyormus. çeçen bu ise kayıtsız kalmamak için abhaza kızmış: "mermımız az attıgın yeri görerek sık mermıyı" demıs. abhaza ise gayet kendınden emın bı sekılde:"şeytan görsün yüzlerini"..
29-09-2008 - kez okundu


-2-
Bir gün birisi bir Abhaz evine misafir olmuş. Bir-iki-üç gün derken baya kalmış. Nihayet sonunda gitmeye karar vermiş. Atını getirmişler hazırlıyorlar tam o sırada ev sahibi gelmiş.Bakmış misafir gidecek gibi nezaketen "kal" demiş.Misafir, "aman yok olmaz, yok artık gitmem lazım" gibi şeyler söyleyince, ev sahibi misafirin iyice gitmeye niyetli olduğunu anlamış.Ev sahibi olayı biraz daha abartıp, "yok gitme, olur mu kal" diye ısrar etmiş.Misafir ''peki o zaman'' demiş. Dönüp ev sahibine "atın ipini nereye bağlayayım demiş."Ev sahibi umutsuzca "dilime bağla" demiş.
-3-
2. Dünya savaşı sırasında bir Yahudi ile aynı yolda yürüyen Abhaz'ı Naziler yakalayıp kamyonete atmışlar. Yahudi başlamış kendini yerlere atıp bırakın beni ne olur diyerek bağrınmaya. Abhaz bu ne yapıyor, bir bildiği vardır herhalde diyerek aynı şeyleri yapmaya başlamış atmış kendisini yere bırakın beni diyerek başlamış bağırmaya. Kampa varan kamyonetten inen Yahudi Nazilere başlamış yakınmaya ne olur beni bırakın, bizim Abhaz yine vardır bunun bir bildiği diyerek başlamış bırakın beni diyerek yakınmaya. Naziler iki esiri hiç dinlemeden atmışlar nezarete fakat yahudi hala dövünüyor bırakın beni diyerek bağrınıyor artık Abhaz dayanamamış sormuş;
"Yahu seyşa(dost) neden böyle yapıyorsun , bize ne yapacaklar". Yahudi:" ne yapacaklar öldürecekler" diyerek cevap vermiş. Abhaz bir hışımla aya kalkmış:" Allah belanı versin bende çalıştırmaya götürecekler zannetmiştim".
-4-
ELEKTRiKLi SANDALYE

Bir Çeçen bir Abhaz bir Kabardey casusluk yaparken yakalanmislar. Cezayi infaz etmek için götürülmüsler.Önce Çeçen'i almislar:-Giyotin ile mi idam edilmek istersin , elektrikli sandalye ile mi Çeçen giyotin demis.Yatirmislar giyotine , basmislar dügmeye giyotin takilmis , çalismamis.-Giyotin arizali , sanslisin kurtuldun demisler ve serbest birakmislar. Sira Abhaza gelmis sormuslar:-Giyotin mi elektrikli sandalye mi Abhaz da giyotin demis.Yine dügmeye basmislar , yine takilmis onu da birakmislar: sıra Kabardeye gelmis , sormuslar:Kabardey , eliyle göstererek cevap vermis:-Elektrikli sandalye isterim , giyotin arizali da...
-5-
ALLAH AŞKINA OTURUN

Ömründe hiç camiye giderek, cemaatle birlikte namaz kılmayan bir Çerkes büyüğü 'Cemaatle acaba nasıl kılınıyor' diyerek caminin yolunu tutmuş.

Çerkes büyüğü tam camiden içeri girerken, cemaatte namazı kılmak için ayağa kalkınca Çerkes büyüğü patlatmış bombayı;

- Allah aşkına rahatsız olmayın.


NE İSTERSİN?

Kabardey gencine askerlik için sülüs gelmiştir

O ana kadar köyünden başka yeri bilmiyor olan genci, thamadeler yanına birilerini takarak köyün damadı olan alay komutanının yanına, yardımcı olması askerde ezilmemesi için yollarlar.

Albayın odasında yaşananlar gencin aklını başından almıştır. Gelen çat diye selam verir. ''Emret komutanım'' diye çıkanlar. Daha neler neler.

Albay Kabardey gencin yanına bir asker takar, Askerlik Şubesi'ne gönderir ki istediği bir bölüm varsa yardım etsinler.

Şubedeki kayıt yapan er sorar; - Ne olmak istersin?

Kabardey genç hemen cevap verir; - Volahi mümkünse albay olayım...

Sİ KHABARDEYS (Ben Kabardeyim)

İstanbul'da Bağlarbaşı Derneği'nde Kabardey'liği ile fazlasıyla övünen, iki
lafının birinde ''si Khabardeys'' diyen bir delikanlı varmış. Dernektekilere gına gelmiş ''hadi ordan'' demişler, ''si Khabardey wo'o sha'e sıdım tighash'esht wuzere Khabardeyir? (''Kabardey olduğun nereden belli, nereden bilelim?)

Bizimki; ''görüşürüz, yarın sadece siz değil cümle alem benim Kabardey olduğumu bilecek, demiş. Ertesi gün bizim Kabardey üzerinde yazılı bir tişört göğsünü gere gere derneğe girmiş. ''Bakın'' demiş ''Kabardey'liğin nereden belli diyordunuz, alın size koskoca Kabardey yazısı'' diye göğsünü daha bir kabartmış.

Bizim Kabardey'i gören salondaki tüm Çerkesler başlamışlar gülmeye ama ne gülme. ''Ne gülüyorsunuz? İşte göğsüme Kabardey yazdırdım'' diye çıkışmış bizimki bozularak. ''Yahu göğsünde Kabardey değil Kadirbey yazıyor a be benim safım'' demiş içlerinden biri.

(Baskı yapan çocuk ne bilsin Kabardey'i, Kabardey yazısını görünce bir anlam verememiş ve bu olsa olsa Kadir bey'dir diye tişörte baskıyı Kadirbey olarak basmış.)

HASTALANAN KABARDEY

Kabardey dede hastalanır, doktora gider. Tahlil raporlarıyla doktorun önüne gelir,
- doktor : hmm, epey şekeriniz varmış.
- dede : ... doktor bey nerden anladınız, evde 7 çuval şekerim var, lazımsa ?

(bu olay yaşandı, fıkra değil )

DEVEKUŞU

"ç'emguy'un biri Avusturalya'ya devekuşu avlamaya seyahate çıkıyor. orada malzemelerini hazırlıyor ve maceraya atılıyor. bir virajı dönünce bakıyor ki on-onbeş tane devekuşu arabayı durduruyor ve silahını doğrultuyor devekuşları silahı görünce ürküp kafalarını kuma gömüyorlar.ç'emguy etrafa bakıyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor
-yahu nereye gitti bu hayvanlar."
YAM YAM VE KABARDEY

Kabardey'in biri safariye çıkar. Ancak kader bu ya yamyamlara esir düşer. Eli kolu bağlanır kazana atılır. Bizim Kabardey, ateşte harıl harıl yanmaktadır, altında yamyamlar hump hups diye etrafında gezinmekte. Bizimki ha bire Si Kabardey, Si Kabardeys (Ben Kabardeyim) diye kimliğini izah etmeye çalışmakta.

Bunu duyan kabile şefi sokulur bizimkine: ''Seri Si Yamyams Seri Si Yamyams...'' (bende yamyamım)
BERBERDE ÇERKES
Berber dükkanına Çerkes'in biri girmiş. Çerkes'i gören berber başlamış "geçen gün bir Çerkes müşterim geldi şöyle babayiğit cengaver... Demez mi beni susuz tıraş et, diye. Vallahi adamı susuz sakal tıraşı ettim gıkı çıkmadı..."

Bunu duyan bizimki durur mu Oturur oturmaz; ''bende Çerkes'im berber efendi. Beni de susuz tıraş et.''

Tıraş başlamış yüz kan revan içinde. Bizimki baktı olmuyor, tıraşın daha yarısında demez mi benim yarım, annem Türk'tür. Diğer tarafı sabunla..
KAZMA
Abaza'nın biri tarlada oturmuş kazma ile yeri kazıyormuş. Oradan geçenler seslenmişler, - Abaza oturarak kazma kazılır mı hiç?

Abaza cevap vermiş - Vallaha yatarak kazmayı denedim ama olmadı.
İDAM

Abzegh'(Çerkes boylarından biri) in birini idam edeceklermiş...

Abzegh'i idam yerine getirmişler, ipi boynuna takmışlar, ayağındaki idam sehpasını çekmişler ve ip Abzegh'in boynunu sıkmaya başlayınca...

Abzegh: ''Bu ne biçim idam boğuluyom yaww'' demiş.
ADETİN ZAMANI DEĞİL
Yaşlı çerkesin birinin bir çiftliği varmış.bu çiftliğinde bir tavuğu yumurtlamaz olmuş. çerkes günlerce beklemiş,bakmış olacak gibi değil tavuğa demiş ki:" ulan" demiş."bu gün de yumurtlamazsan seni keserim welehi".tavuğu çaktırmadan arkasından takip etmiş, tavuk kümese girince tavuğu göremez olmuş.yavaşça kafasını uzatıp bakmış.tavuk orda oturuyormuş. yaşlı çerkesi görünce ürküp geri kalkmış tavuk.çerkes: " otur otur şimdi adetin zamanı değil"demiş.
NİKAH

Pınarbaşı ilçesinde yaşayan Çerkeslerin imam nikahı yaptırınca imama bol bahşiş verme gibi bir adetleri varmış. Bir gün imamın biri nikah kıymış, bahşişini beklemiş ama vere vere imama bir havlu vermişler. İmam, boynunu bükmüş, ne desin garibim. Lakin aradan bir hafta geçmeden nikahını kıydığı gençler ayrılınca, köylüler imama takılmışlar: -Nasıl imamlık böyle, kıydığın nikah bir hafta sürmedi. İmam da şöyle cevaplamış: -Verdikleri bir havlu, bir havluya bu nikah gene uzun sürdü.
KARA ÖKÜZ
Abhaza bir dede ölüm döşeğinde yatmakdayken son nefesine sayılı zaman kalmışken çocukları odasına girer. Sorarlar baba en helal malın nedir , söyle bize onu satıp borçlarını ödeyelim. Abhaza dede çocuklarına masumca bakar ve konuşur.

Kara öküzü satın. Onu çalarken çok eziyet çekmiştim. Gece vakti tarlada kaybolmuştu. Tarla kara, öküz kara ara Allah ara. En helal malım odur.

AT ÇALARKEN ŞEHİT OLMUŞ
Bir mecliste herkes soyundan sopundan bahsederken Avşar Ahmet dayanamamış: -Bana bakın emmiler! Benim dedem Çanakkale'de öldü, onun gardaşı Arıburnu'nda ölmüş. Dedemin babası Cihan Harbinde Hicaz'da ölmüş. Bunlar uzaktakiler. Yakından haber ver derseniz, abiyim de Kurt Kulağı'nda Çerkes'den at çalarken şehit olmuş

Abhaz
Abhaz beyi ölmüş, öbür dünyaya gitmiş. Görevli melekler Abhaz'yı,sırasını beklemek üzere, hesap kitaba çekileceği yere bırakmışlar.Aradan yarım saat geçmiş, bir grup zebani ellerinde koca gürzler, Abhaz beyine pata küte vurup gitmişler. Bir yarım saat sonra yine bir grup zebani, yine pata küte girişmişler. Bu ani saldırılar karşısında Abhaz afallamış.Nasıl afallamasın ki? Dünyada izzet ikram gören, saygı gören bir insan olarak bunları düşünürken, üçüncü bir zebani grubu daha gelmiş, tam vuracaklarken Abhaz: - Bir dakika durunuz lütfen! demiş. Eğer siz böyle yaparsanız bilmiş olun ki bir daha buraya hiçbir Abhaz gelmez

Sanmıştım ki !
Abazanın biri ceza alır ve tarlada çalışmaya başlar .ruslar başına da bir asker dikerler kontrol etsin diye. asker abazanın çalışmadığını görür ve hemen yanına gider : -düş önüme! Abaza: -ne oldu bana ne yapacaksınız? Asker gülümseyerek; -idam edileceksin asmaya götürüyoruz! Abaza rahatlar: -oh be bende çalışmaya götürüyosunuz sanmıştım!

Vuramadınız mı ?
Yaşlı bir Çerkes Thamatesi seyahate çıkmış. büyük bir şehrin civarına yaklaşınca soluklanmak için bir ağacın altına oturmuş..Şehirdende habire top sesleri geliyormuş. Ne olduğuna anlam veremeden düşünürken çobanın biri koyunlarıyla ihtiyarın yanına yaklaşmış.. Çobanı gören çerkes ihtiyar hemen sormuş; "Evladım şehirde niye bu kadar çok top atılıyor" Çoban ; " dede dede Stalin geliyor o yüzden atıyorlar bu topları" cevabı duyan ihtiyar şöyle bir sakalını sıvazlayarak düşünmüş ve; "E sabahtan beri vuramadılar mı ?" demiş ...
Kaynak:Marje

Etiketler:
abhaz adige çeçen fıkraları

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır