NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
4-5-6-7
1
12
apsuva
10

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri
İNGİLİZLER DE OSMANLI'YI FİŞLEMİŞ

İngiltere, Osmanlı Devleti'nin son 20 yılındaki bütün devlet adamlarını, bürokratları, üst düzey askeriyetkilileri ve aşiret reislerini fişlemiş. Fişlenenler arasında bol miktarda Çerkesde var ..
20-11-2008 - 5 kez okundu

20. yüzyılın ilk çeyreğinde hazırlanan kapsayan İngiliz istihbarat raporları Türkiye'de tartışma yaratacak gibi. Osmanlı'daki tarihi şahsiyetlerin zaafları, korkuları ve özel hayatlarından anekdotların yer aldığı bilgiler ne kadar güvenilir bilinmez; ancak tarihçiler için önemli detaylar içeriyor.

İngiltere, Osmanlı Devleti'nin son 20 yılındaki bütün devlet adamlarını, bürokratları, üst düzey askeri yetkilileri ve aşiret reislerini fişlemiş. Fişlenenler arasında kimler yok ki... Padişah başta olmak üzere şehzadeler, sadrazamlar, bakanlar, şeyhülislamlar, bürokratlar ve askerler bu fişlenmeden nasibini almış! İşin ilginci ise fişleme metodu ve içeriği bir hayli tanıdık geliyor. Fişlenen her tarihi şahsiyetle ilgili bilgilerin yanında kişilerin psikolojik tahlillerinin yapılıyor. Özellikle kişisel zaafları, korkuları, evhamları, dostlukları ve düşmanlıkları, siyasigörüşleri ve ailevisorunları dikkatle not edilmiş.

1917 yılında yapılan fişlemeleri 90 yıl sonra ortaya çıkaran isim ise Tarihçi Doç. Dr. Bülent Özdemir. Amerika Milli Arşivi'nde araştırma yaparken bir rastlantı sonucu 'hizmete özel' adlı kapsamlı ulaşan Özdemir, bir anlamda imparatorlukta yaşan önemli şahsiyetlerin fişlendiğini görünce oldukça şaşırmış. Özdemir'i şaşırtan belgeler, I. Dünya Savaşı yıllarında Amerika'nın Halep Konsolosluğu görevinde bulunmuş olan Cornelius Van H. Engert'e ait in özel evraklarıdır. Araştırmalarını biraz daha derinleştiren Özdemir soluğu İngiltere Milli Arşivi'nde alır. İngiltere'de de yine aynı yıllarda imparatorluğun Güneydoğu Anadolu ve Irak ve Suriye topraklarında yaşayan aşiretler ve liderleri hakkında toplanan bilgilerin bir araya getirildiği İngiliz istihbarat raporlarına rastlar. Bölgede yaşayan aşiret liderleri, dini liderler, siyasetçiler, İngiltere'nin planları, bölgenin şartları ve dengelerin nasıl kurulduğu hakkında önemli bilgiler içeren bu raporlar, bilgileri kullanacak yetkililerin hizmetine sunulmuştur.

Yıllardır İngiliz arşivlerinde saklı tutulan istihbarat raporlarını "Fişlenen Türkiye" adlı kitabında (Yeditepe Yayınları) ifşa eden Bülent Özdemir, Osmanlı'yı idare eden devlet adamlarının, sivil ve askeri yetkililerin içler acısını halini gözler önüne seriyor.

İngiliz istihbarat elamanlarının ülkelerine geçtiği raporlar, bugün bile tartışma yaratacak nitelikte. Bu raporlarda Enver Paşa, Talat Bey ve Cemal Paşa ile ilgili ilginç iddialar, özel hayatlarıyla ilgili şaşırtıcı bilgiler mevcut. Yine Cumhuriyet gazeteci kurucularından Yunus Nadi için 'siyasi bir dalavereci', Halide Edip için 'Yahudi kökenli iyi romancı', Ressam Osman Hamdi Bey için 'Rum' ibareleri tartışma yaracak gibi gözüküyor.

Ajanların raporlarında tarihi şahsiyetlerle ilgili hep olumsuz nitelemeler yok. Padişah Vahdettin için 'karakter sahibi tek adam' nitelemesi yapılırken, Edirne Müdafii Şükrü Paşa için "Saf ve temiz bir asker. Ordu içindeki Jön Türk politikalarına karşıydı" şeklinde rapor geçilmiş.

SULTAN V. MEHMET: 70 yaşında. Sade bir yaşama ve sevecen bir yaratılışa sahip birisi. Ürkek tavırlar sergilemekte ve canına kastetme konusunda gergin bir şekilde evham taşımakta. Sultan, iktidara geldiklerinden beri ona bir kukla gibi davranan ve hanedanın diğer üyelerini hor gören İttihat ve Terakki'nin kurbanı olarak görülmelidir.

YUSUF İZZETTİN EFENDİ : Padişahın ilk yeğeni. 57 yaşında. Sultan Abdülaziz'in oğlu. Sinirli karakterli bir zavallı. Sağlığı hakkında sürekli yaşadığı halüsinasyonların kurbanı. Alelade bir zekâya ve sessiz bir yapıya sahip. İmparatorluk ailesinin diğer üyeleri gibi genelde politik işlerden uzak tutuldu ve savaştan önceki son ayda dehşetli bir endişe durumu yaşadı.

VAHDETTİN EFENDİ : Sultan'ın daha genç erkek kardeşidir. Mahcup ve az bilinen bir şehzadedir. Bir zamanlar İttihat ve Terakki karşıtlarını desteklediği için Cemiyet tarafından kendisine güvenilmez. Hükümdar ailesinin yaşlı üyeleri arasında tek karakter sahibi adam olarak bilinir.

ABDÜLMECİD EFENDİ : 1908'den sonra bir süreliğine Cemiyet onu şeklibaşkan olarak kullanmayı düşündü ve Cemiyetin önde gelen üyelerinin çoğunun üstad seviyesinde oldukları Türk Farmasonluğu üyeliğine kabul edilmesi problem oldu.

PRENS SEBAHATTİN: Yaşı 35. Paris Jön Türklerinin organizatörlerinden birisi, fakat sonradan Cemiyet ile bağını kopardı. Türk olmayan ırkların istedikleri otonomi çizgisinin liderliğini yapması sebebiyle hain ve dönek kabul edilmektedir. İngiltere sempatizanı ve vatansever bir Türk fakat güvenilmeyecek kadar zayıf biri. Jön Türk hükümetini iktidardan düşürmek için çalışmakta. Zengin fakat kişisel kapasitesi düşük.

SAİD HALİM PAŞA (SADRAZAM)

Yaklaşık 50 yaşlarında olan Prens Said Halim Paşa, Mısırlı Mehmet Ali Paşa'nın torunudur. Hıdiv İsmail döneminde değişen tahta çıkma geleneğinden sonra kenarda bekleyen ve Kasım 1915'te tekrar Hıdivlik iddiasında bulunan Hıdiv Halim Paşa'nın oğludur. Etkileyici bir dış görünüşe sahip değildir; 155 cm boyunda ve cılız, gri sakallara sahiptir ki Sadrazam olacağı için uzatmak zorunda kalmıştı. Eğitim ve görgü bakımından Batılı'dır. Fransızca'yı çok iyi, İngilizce'yi iyi derecede konuşur. Centilmen ve oldukça itibarlı birisidir.

Zenginliği, statüsü ve eğitimi sebebiyle hükümete yeni bir çehre kazandırması için Cemiyet tarafından Sadrazamlığa seçildi. Azimli mizacı ve otoriter yapısı ile Sadrazamlığa çok uygun birisi oldu. Bir süre sonra bu makamda kalmak birinci amacı haline geldi ve hatta bunun için "onuru" dışında her şeyini feda etmeye hazır biri.

Sözleri kanun hükmünde olacağından ve ne Enver ne de Talat onun rızası olmadan hiç bir şey yapmaya cesaret edemeyeceğinden, Cemiyetin planlarının ve entrikalarının bilgisinin tamamen dışında tutuldu. Türk donanması Odessa'ya saldırdığında olayın ilk haberleri İngiltere Büyükelçisi tarafından Sadrazama bildirildi. Bay Louis Mallet ertesi sabah onu çökmüş bir durumda buldu. Çünkü gelişen olaylar karşısında korkuya gark olmuştu. Bay Louis'e, Cemiyet ile sonuna kadar mücadele edeceğine dair teminat verdi. Büyükelçi ayrılırken Paşa ruhen yıkılmış vaziyetteydi ve "Ne me lachez pas, ne me lachez pas" diye bağırarak büyükelçinin kollarına yapıştı.

AKA GÜNDÜZ

Kışkırtıcı bir gazeteci: Sağlam bir milliyetçi. Türk yaşamının ve dilinin, Arap ve Fars etkilerinden kurtulması için çalışan Yeni-Turancılık Okulu'ndan.

ALİ KEMAL BEY

Bir zamanlar sürgün idi. İngiltere ve Fransa'da yaşadı. İttihat ve Terakki kökenli. Cemiyet ile arası açıldı ve bağımsız hareket etmeye başladı. Yönetimin anayasaya uygun olmayan metotlarına karşı olduğundan dolayı hükümet ile arası iyi değil. Bir gazetenin sahibi ama son on sekiz aydır onun editörlüğünü yapmamakta. Üç yıl önce vefat eden bir İngiliz kadınla evliydi. Kadının iki ya da üç çocuğu vardı. İngiliz Mülteciler Komitesi son zamanlarda çocukların babaannesine yardım etti. Geçen yıl Zeki Paşa'nın en küçük kızıyla evlendi ve arkadaşlarının hepsi eski rejim taraftarı olduğundan o da onlarla birlikte hareket etmeye başladı. Geçen Kasım ayına kadar İngiltere'deki çocuklarını yardımlarla destekledi. Cemiyet tarafından hala önemsenmektedir ama pahalı yaşamı sebebiyle bağımsızlığından vazgeçmek istememektedir. Yakın zamanda, önceki Sultan'dan maaş aldığı Cemiyet tarafından keşfedildi.

BEKİR SAMİ BEY

Liberal fikirli bir Çerkez ama ahlaksız (çapkın) huylara sahip. Eskiden Hariciye Nezareti'nde idi. Jön Türkler tarafından Trabzon valisi yapıldı, arkasından aynı yetkiyle Beyrut'a gönderildi. Orada başarısız olduğu ispatlandığından bu sefer yine vali olarak Halep'e gönderildi. Son gittiği yerde hâlâ görevine devam etmektedir.

CEMAL PAŞA

Jön Türk. Bağdat ve Adana'da valilik yaptı. Şimdi Mısır'ın geri alınması için özel olarak görevlendirilen kuvvetlerin başkumandanı. 35 yaşlarında.

Bir "doğulu"dan daha çok "güneyli" bir mizaca sahip. Dürüst, yaratıcı fakat düşüncesizce hareket eden biri. Öfkeli bir mizacı var ve çevresindekilere kaba davranan biri. Büyük bir enerji ve azim sahibi. Gerçekleri görmekten alıkoyan ve Şovenizm'e varan coşkulu bir vatanseverlik duygusu vardır.

Aslında İngiltere ve Fransa'ya karşı bir yakınlık duyuyordu ve şahsi olarak Almanya ile birlikte hareket edilmesi fikrinden hiç hoşlanmıyordu, ama Enver Paşa'ya karşı direnecek gücü yoktu. Politik işleri hiç bilmez, oldukça bilgisiz ve tecrübesiz.

Olumlu yönleri olsa da politik hayatta yer edinebilmek için uygun kişi değil. Hayatla mücadelesinde sahip olduğu ekipmanlar 14 yaşındaki sıradan bir İngiliz çocuğunun sahip olduğundan daha azdır. Hiç bir amaç için güvenilmez.

Zorbalığın ve şiddetin resimleşmiş hali, kumarcı, ayyaşlığının yanında kadınların cazibesine çabuk kapılır. Son zamanlarda bir Avusturya Yahudi'si ile evlendi ve Semitizm taraftarı oldu. Şimdiyse kadını terk etti. Temmuz'da Lübnanlı bir kadının peşine düştüğü bildirildi ve Lübnan'ın özgürlüğünü tasdik edebileceği düşünüldü.

İngiliz doktorlara kalırsa megalomanyak biri. Adam öldürmeye varacak kadar deli ve anormal. Kendini çaresiz hissederse yetkisi altındaki herhangi birine sınırsız zararı dokunabilir.

ENVER PAŞA

1913'ten beri Harbiye Nazırı. Yaklaşık 30 yaşında. Sarayda çalışan bir kâtibin oğlu. Babası, şimdi sarayın baş mimarıdır. Askeriyede yetişti ve 1908 Devrimi'nin "kahraman"ı oldu. Yaklaşık 165 cm. boyunda, zayıf bir fiziğe sahip ama İtalyan saç tarzı ile oldukça yakışıklı. Açık tenli, parlak gözleri ile tebessüm ettiğinde oldukça çekici bir görünümü var. Oldukça sessiz ve ağzı sıkı biri. Cemiyetin politikalarında çok etkin olmasına rağmen uzun zaman arka planda kalmayı başardı.

Düşük kapasitesi ve sınırsız kibriyle onu uzun bir süre oyuncakları gibi kullanmaya niyetli olan Almanlar tarafından kolayca elde edildi. Tam bir Alman hayranı olması savaşta Almanya tarafında yer alması yönünde tutumunu belirledi. Bu açıdan o kuşkusuz Jön Türk Partisi içinde en fazla suçlu olandır. Esasında kişisel olarak hiçbir askeri başarısı yok, ama ilk devrimin kahramanı olarak görüldü. Kendisini Napolyon'un reenkarnasyonu gibi görmüş olmalı ki, onun heykelini masasında bulundurur ve ülkesinin kurtarıcısı olmayı kendisinin kaderi olduğunu düşünür. Eşi, Sultan'ın kuzenidir ve söylentilere göre Enver Paşa, Almanların da cesaretlendirmesiyle bir gün Taht'a oturmayı arzulamaktadır.

Savaştan önceki üç ay, Almanya'ya olan sempatisini hiç gizlemediği gibi sürekli bir şekilde imparatorluğun savaşa girmesi için bastırdı.

Suikasta uğramamış olması büyük bir sürpriz. Bu konuda büyük dikkat gösteriyor ancak "devrimler önce kendi çocuklarını yer".

ESAD PAŞA

Göz doktoru. Kızılay'a bağlı. Balkan Savaşı sırasında Hindistan Kızılay delegelerini misafir etti. İslamisöylemleri var.

FERİD PAŞA

Vloralı Arnavut bir aileden gelir. Abdülhamit'in devrimden önceki son sadrazamıdır. Said Paşa'nın yolunu açtı. Yeni rejim ile ilişkilerini çabuk toparladı. İzmir valisi ve Dâhiliye Nazırı olarak görev yaptı. Kâmil Paşa ile ilişkili olduğu ve Cemiyet karşıtı olduğu ortaya çıkınca, Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldı ve çoğunlukla Mısır'da yaşadı. Hıdiv'in Kâmil Paşa ve Cemiyet karşıtı kişilerle ilişkilerinin iyi olduğu bir dönemde, oğlu eski Hıdiv'in kızı ile evlendi. Oğlu, Celaleddin Ferid, Hıdiv'in hizmetindeydi ve İstanbul'da 1914 Ağustosu'nda Hıdiv suikasta uğradığında onunla birlikte yaralandı. Ferid Paşa, yıllar geçmesine rağmen hala iyi durumdadır ve eski Türk devlet ekolünden gelen yetenekli bir devlet adamıdır.

FERİD PAŞA (DAMAD)

Abdülhamid'in kardeşiyle evli. Londra'da kâtiplik yaptı ve bu arada okuyup yazabilecek derecede İngilizce öğrendi. Kültürlü ve okuyan birisi. Eski Sultan döneminde liberal birisiydi ve Jön Türklerin başa geçmelerine büyük oranda yardım etti. Ancak onların metotlarından iğrendi ve onların karşısında yer almaya başladı. Jön Türkler, ülkeden ayrılması için onu yıldırmaya çalıştılar.

FETHİ BEY (ALBAY)

1908 Devrimi'ne yardım eden genç subaylardan birisidir. Girişken bir asker ve politikacıdır. Enver ve Hafız İsmail Hakkı paşalarda olduğu gibi saraydan bir prenses ile evlenmesi teklif edildi ancak reddetti. Cesur ve yürekli biri.

HALİDE HANIM

Bir kadın. Türk kadınının oy kullanma hakkını savunan bir Yahudi. Cemiyet yanlısı. Tanin'de yazmakta. Çok iyi bir romancı.

HALİL BEY

Müze müdürü. Kendisinden daha ünlü olan kardeşi Hamdi Bey'in halefi. İstanbul Valisi yapıldı fakat tamamen başarısız oldu. Soy bakımından Rum, dedesi 1832 Scio (Sakız) katliamı sırasında esir alınmıştı. Politikadan uzak durdu. Fransızca'yı iyi konuşur. Türkiye'nin antik tarihi hakkında çok derin olmasa da ciddi oranda bilgiye sahip birisi.

HASAN İZZET

Türk ordusunun "Von der Goltz"u olarak anılır. Birinci kolordunun birinci alayının kumandanıdır. Harbiye Nazırı'ndan başka birisinin kontrolünde olmayıp, oldukça bağımsızdır. Kafkas cephesinde kumandandı ama Sarıkamış harekâtında Enver'in büyük hatasından sorumlu tutuldu ve gözden düştü. Almanya'da okudu; Orduda oldukça etkili, son derece aktif ve zeki bir lider. Eğer kendi düşüncesine uymazsa Hükümetin emirlerini kesinlikle dikkate almaz.

HÜSEYİN CAHİD

Tanin gazetesinin editörü. Eski Maliye Nazırı Cavid Bey'in çok yakın arkadaşı. Aşırı ve radikal düşünceleri ve görüşleri sadece Ortodoks Müslümanlar değil Rum ve diğer milletler için de rahatsızlık oluşturmakta. 31 Mart Olayı sırasında Ahmet Rıza Bey ile birlikte kalabalık tarafından linç edilmek istendi. Hiç şüphesiz cesur biri ancak pek çok kişi sonunun kötü olacağından bahsetmekte.

İBRAHİM PAŞA

Cidde Mutasarrıfı. Trabzonlu fanatik bir Türk. Baskı yaptığı halk tarafından nefret edilen birisi.

İSMAİL BEY (ARNAVUT)

Hükümete et sağlayan kişi. İlk zamanlarında İttihat ve Terakki'ye yardım eden bir Arnavut. Yakovalı. Arnavutluk'ta ajanları var. Şimdi İstanbul'da ama Türk karşıtı ve Arnavut yanlısı. Selanik'ten et temininde yardımcı olmakta veya İstanbul'daki durumun gidişatı konusunda bilgi sağlamaktadır. Eğitimsiz fakat zeki bir adam ve alışverişlerinde dürüst birisi.

İSMAİL CENANİ BEY

Saray ve Bab-ı Ali'deki törenlerin baş sorumlusu. Sultan'ın kabul törenlerinde gelenlerle ilgilenerek onlara yol gösterir. Türk değil ama kökeni şüpheli. Fransızca'yı iyi konuşur. Gösterişe oldukça düşkün birisi.

İSMAİL CANBOLAT

Gizli Servis'in başı ve şimdi İstanbul'da en önde gelen şahsiyetlerden birisi. Ermeni katliamında büyük pay sahibi olan kaba, kolay heyecanlanan ve acımasız bir Çerkez. Aynı zamanda Enver Paşa'ya hiç güvenmez. Abdülhamid rejiminin rüşvetçi İstanbul valilerinden olan Rıdvan Paşa'nın kızıyla evlenerek servete sahip oldu.

İSMAİL BEY (GÜMÜLCİNELİ)

İttihat ve Terakki'nin ilk kurucularından. Parlamentonun toplanmasından sonra İttihat ve Terakki'nin başkan yardımcısı olarak seçildi. Kararlı bir karaktere sahip. Kâmil Paşa'nın ve Abdülhamid'in alaşağı edilmesinde önemli rol oynadı. Daha sonra İttihatçıların despotik uygulamalarından rahatsız oldu ve karşıt görüşe katıldı. Parlamentoda korkusuzca İttihatçıların uygulamalarını tenkit etti.

İZZET PAŞA HOLO

15 yıldan beri Hamidiye rejiminin en önemli şahsiyetlerinden biri. İslam dünyasının bağışlarıyla finanse edilen Hicaz demiryolunun tasarlayan ve yapımının gerçekleşmesini sağlayan kişidir. Şaşırtıcı bir servete sahip ancak bu serveti Hicaz demiryolu projesinden elde etmedi hatta bu projenin temiz bir çizgide devam etmesinde ısrarcı oldu.

MAHMUT SADIK BEY

Zeki ve tanınmış bir yazar. İğneleyici ve taşlayıcı bir üslubu var. Kudüs valiliği yaptı. İttihatçılarla çalıştı, fakat sıkıyönetim vb. uygulamalar üzerine onlardan ayrıldı. Oldukça dürüst biri. İyi bir gözlemci. Son yıllarda gazetecilik yapmakta, başta Sabah (Kendisi bir Rum olan Papadopulos tarafından 1875 yılında yayın hayatına başlayan Sabah Gazetesi'nin başyazarı Şemseddin Sami'dir. Bu gazete halka ulaşmak için sade bir dil kullanmış ve fiyatını da düşük tutmuştur. Sabah gazetesi 1882'de Mihran Efendi tarafından satın alınmış ve gazetede ilk kez miladi takvim kullanılmıştır. Daha sonra gazetede Hüseyin Cahit, Adnan Adıvar, Cavit Bey, Ahmet Emin Yalman gibi yazarlar yer almıştır.) olmak üzere çeşitli gazetelerde yazmakta. Hükümeti eleştirdi fakat bir şekilde tutuklanmaktan kurtuldu. Genel olarak saygı duyulan ve sevilen biri.

MAHMUT ŞEVKET PAŞA (GENERAL)

Büyükbabası'nın yerleştiği Bağdat'ta doğdu. 50 yaşlarında. Almanya'da eğitimini tamamladı ve bir süre orada yaşadı. Sultan Abdülhamid Almanya'dan savaş malzemeleri temini için onu görevlendirmişti. Daha sonra Yıldız'da bulunan silah deposunun sorumlusu yapıldı ve Abdülhamid tarafından birinci derece general rütbesi verildi. Üsküp Valisi oldu ve 1908 Devrimi'nin ilk günlerinde Selanik'te bulunan III. Ordu Komutanlığı'na getirildi.

Yarı Arap olarak oldukça akıllı biri ve İttihat ve Terakki ile ilişkisi olmasına rağmen tam üyesi olup olmadığı şüpheli. Mahmut Şevket Paşa'nın, örgütün genç subaylarına karşı olan pozisyonu Hilmi Paşa'nın örgütün sivil kanadıyla olan ilişkisine benzemekte. Aslında, her ne kadar general rütbesinde de olsa önemli konularda genç subayların isteklerini yerine getiren bir kukla olmaktan öteye geçmeyen bir pozisyonu var.

MOLHO, ISAAC

Şovenist Tasfir-i Efkar'ın baş editörü olan bir Selanik Yahudi'si. Son derece zeki ve vicdansız. Türk halkının saflığını tam anlamıyla ve kesin bir şekilde ölçebilen bir gazeteci. Kendisi ve gazetesi Türkiye'de oldukça büyük bir etkiye sahip.

MUSA KAZIM

Harput bölgesinden cahil ve kapasitesi düşük bir Kürt. Belli oranda bir doğal zekâ ve açgözlülüğe sahip. Eski rejim sırasında saray görevlilerinden birinin çocuğunun öğretmenliğini yaptı. Kendisinin akıllı bir entrikacı olduğunu gösterdi ve her nasılsa Müslüman bir din âlimi olarak sahte bir ün kazandı. 1908 sonrasında İttihat ve Terakki'ye katıldı. Aynı zamanda yeni açılan bir mason locasına kaydoldu. Mason locasına kaydolan ilk şeyhülislam olarak bundan fazlasıyla yararlandı. Maarif Nazırlığı'nda bir göreve atandı. Rejimin değişmesi üzerine önce Senatör, arkasından da Şeyhülislam yapıldı.

MUHİDDİN BEY (2)

Zaman zaman editörlüğünü de yaptığı Tanin gazetesinin kadrosunda yer alan bir gazeteci. Cemiyet tarafından kullanılan çok sinsi, rüşvetçi ve tehlikeli genç bir adam. Hoşlanmadığı yabancı gazetecileri aykırı konuşmaları konusunda teşvik ettikten sonra Cemiyete ispiyonlayan biri. Maharetsiz biri olduğuna inanılır. Başını derde sokmak amacıyla İstanbul'daki Times'ın muhabirine sahte askeri belgeleri vermek istemesi başarısızlıkla sonuçlandı.

MÜŞTAK BEY

Yaklaşık 33 yaşında. Eski rejim zamanında Abdülhamit'in başkâtibi Tahsin Paşa'ya bağlı olarak çalışırken, İttihat ve Terakki için casusluk faaliyetlerinde bulundu. Yeni dönemde bir ara Tanin'in kadrosunda yer aldı. Sonra Tanin'i bıraktığında, Alman elçiliğinin sağladığı tahsisat sayesinde gizli bir görev için Eylül 1914'te Romanya'ya gönderildi. Tehlikeli, ikiyüzlü ve vicdansız.

NAZIM BEY (DOKTOR) (1)

Dr. Nazım olarak bilinir. İttihat ve Terakki'nin genel sekreteri. Orta yaşlarda birisi. Ne önem taşıyan resmi bir makamı işgal etmiş, ne de İstanbul'daki yabancı derneklerle sıkı ilişkileri olmuştur. Ama yine de Cemiyetin dar dairesinde önemli rol oynamaktadır. 1908 Devrimi'nin hemen öncesindeki aylarda İzmir ve Konya vilayetlerinde sokak satıcısı veya derviş kılığında özellikle subaylara yönelik propaganda eylemlerinde bulundu ve İttihat ve Terakki'nin amaçlarına hizmet etti.

NAZIM BEY (2)

Bazen Dr. Nazım'la karıştırılır. Aynı partideler ama daha becerikli ve şiddet yanlısı düşüncelere sahip. Enerji dolu, iyi giyimli, temiz küçük bir adam ve inatçı. Tehlikeli.

NAZIM PAŞA

Ordu Donatım Dairesi eski komutanı. Yaklaşık 70 yaşında. Osmanlı Ordusu'nda disiplini sağlaması amacıyla 1909'da Kâmil Paşa tarafından Harbiye Nazırlığı'na getirildi. 31 Mart Olayı'nda, Hareket Ordusu'nun İstanbul'a gelişi sırasında geçen on günlük süre içinde subaysız kalmış olan yaklaşık 20-30 bin kişiden oluşan İstanbul'daki orduda düzen ve disiplini sağlayarak İttihatçılara önemli bir hizmette bulunmuştur.

NECMEDDİN BEY (MOLLA)

Orta yaşlarda bir adam. Kastamonulu bir Türk. Daha önceki Şeyhülislam'ın oğlu. Bağdat Valisi olarak atandı. Sonra Adalet Nazırı oldu. Ulema sınıfından birisi. Fransızca'yı konuşamaz, ama zeki ve akıllı biri olduğu çok açık. Hukuk alanında çok iyi. Ulemanın giydiği kaftan ve sarığı hiçbir zaman terk etmedi. Zarif ve gösterişli ama özel yaşamında çapkın sefahat düşkünü bir adam. Güvenilmez. Şimdi İsviçre'de.

OSMAN TALAT BEY

Bir Selanik "dönmesi" ve Cavid Bey ile bağlantısı var. Dâhiliye Nazırı Talat Bey'e adlidanışman olarak atandı ve onun üzerinden oldukça etkili oldu. Kendi mezhebindekilerin çoğu gibi aşırı zeki.

PERTEV PAŞA

Dördüncü Kolordu Komutanı. Arnavut. Görevine düşkün bir asker. Avrupa toplumunu sever. Dürüst bir adam ve Jön Türk metotlarına karşı. İzmir Valisi Rahmi Bey'e karşı büyük düşmanlığı var. Çok iyi İngilizce konuşur.

RAHMİ BEY

İzmir Valisi. Yaşı 42 civarında. Avrupa'ya adım atan ilk Türk olan Gazi Evrenos'un soyundan gelen Selanikli köklü bir Türk ailesine mensup. Talat'ın çok yakın arkadaşı ama Rusya ve İngiltere ile savaşa girilmesinin kesinlikle karşısında. Savaş boyunca İzmir'deki İngiliz uyruklarına ve diğer yabancılara karşı tutumu gayet iyi. Etkili bir desteği olan güçlü bir adam, faydası dokunabilir.

REMZİ BEY

Gelibolu'daki 7. tümenin kumandanı, ama şuan yerinde başka biri var. Bütün parti içindeki en tehlikeli ve vicdansızlardan biri. Bir "dönme" veya gizli bir Selanik Yahudi'si, Panislamizm teşkilatçısı. Petrograd'da bir süre askeri ataşelik yaptı. Cemiyete sayısız hizmeti var. Özellikle politik dolaplar çevirmeye çalışmakla suçlananların yargılandığı daimi askeri mahkemenin başı olarak zalim, soğuk ve kesinlikle güvenilmez.

REŞİD PAŞA

11 yıl Roma'da ve daha sonra Viyana'da büyükelçilik yaptı. 1912'deki Londra Barış Konferansı'nda baş temsilciydi. 1911 Trablusgarp Savaşı sırasında Said Halim Paşa tarafından kendisine Dışişleri Bakanlığı teklif edildi. Önce kabul etmiş görünmesine rağmen sonra vazgeçti. Bunun üzerine Said Paşa eski büyükelçilik görevine de dönmesini engelledi ve yaklaşık bir yıl kadar işsiz kaldı. İyi bir aileden geliyor. Tanınmış, zeki, çok nazik ve uysal biri ancak güçlü bir karaktere sahip değil. Ortalama kapasitenin ve ahlakın üzerinde bir adam. Bir Türk diplomatı olarak saygıdeğer bir kariyere sahip.

RIFAT BEY

Sayıştay'ın başkanı. İki kez devlet müsteşarlığı yaptı, sonra Maliye Nazırı oldu. Son hükümet değişikliğinde üst makamın Cavit Bey'e bırakılması için müsteşarlık görevini tekrar kabul etti. Finansla ilgili konuları iyi bilir. Milliyetçi bir Türk. Çalışkan. Ilımlı niteliklere sahip, dürüst, gayretli ve iyi bir vatansever.

RIZA BEY (KUMANDAN)

İstanbul'daki rıhtımlarda askeri mühendis.

DR. RIZA TEVFİK

Yarı Çerkez, yarı Arnavut. 1908'deki rejim değişiminden önce ve sonra Jön Türklere özverili hizmetler sunmuş, dürüst bir liberal. Jön Türkler liberal olmayan ve Jakoben metotlar kullanmaya başlayınca onların karşısında yer aldı. Eski politikacı arkadaşları tarafından sorgulandı, suçlandı ve sonuçta epeyce acı çekti. Filozof tabiatlı ama biraz hayalperest. Schopenhauer, Herbert Spencer gibi filozofların öğrencisi. İyi İngilizce konuşur, hatta Almanca, Fransızca ve diğer bazı dilleri de. İyi bir konuşmacı ama lafı uzatmaya meraklı. Kırkkilise milletvekili olarak bir kez mecliste yer aldı. Şimdi Sağlık Kurulu üyesi.

SAİD BEY (DAVUD)

Divan'da yıllarca baş tercümanlık yapmış olan İstanbul Yahudi'si Davut Bey'in oğludur. Said Bey, özellikle önemli Fransız bankalarının İstanbul temsilcisi olan Jacques Menasheh'in eşi ve çok güzel bir kadın olan Said Bey'in kız kardeşi başta olmak üzere tüm aile ile dostça ilişkiler içinde bulunan eski Sadrazam Hakkı Paşa'nın kâtipliğini yaptı. Said Bey, Hariciye Nezareti'nin etkili ve önemli çalışanlarından olup, Alman elçiliği ile yakın temas içindedir.

SALİH CİMCOZ BEY

En uç ekolden çılgın bir gazeteci. Almanlar yararına çalıştığı bildirildi.

SAMİ BEY

Eşref Bey'in kardeşi ve onun gibi bir katil. Cemiyet tarafından suikastçı ve siyasi provokatör olarak çalıştırılmakta. Yetenekli bir subay olduğu söylenir. Libya'da Enver Paşa'ya hizmet etti. Aralık 1915'te Libya'ya dönmüş olduğu bildiriliyor.

SIRRI BEY

Gümrük müdürü. İngilizce konuşur. Abdülhamit'in tercümanı. Fırsatçı bir kukla.

SÜLEYMAN NAZİF

Musul Valisi. Yaşı 50-55 arasında. Diyarbakırlı. Eskiden gazeteciydi. Kendi çıkarlarına ülkeden daha fazla önem verir. Şimdi fakir düşmüş olan köklü ve nüfuzlu bir Kürt ailesinin mensubudur. Paragöz, dürüst değil. Jön Türk Partisi taraftarı. Sağlam ayakkabı değil.

ŞEMLA (SHEMLA) KARDEŞLER

İstanbul'da büyük bir Yahudi firması. Savaşın patlak vermesinden önce askeri hizmetlerde kullanılmak amacıyla el konulmuş malların alıcısı oldular. Jön Türkler tarafından el koyulan daktilolar, elektrikli aletler, bakım ürünleri, ipek ve yünlü çoraplar, çizmeler vs. çok ucuza bu Yahudi firmasına satıldı ve Şemla Kardeşler de bunları piyasada tekrar satarak hatırı sayılır kârlar elde etti. El konulan ve parası ödenmeyen İngiliz mallarının büyük çoğunluğu bugün Şemla Kardeşler ve diğer firmalar olan Karakaş ve Kibar'ın depolarında bulunabilir. Çoğunlukla Avusturya ve Selanik Yahudi'si işçiler çalıştırmaktadırlar.

ŞEMSEDDİN PAŞA

Yıllardır Hariciye Nezareti'nde müsteşar yardımcılığı yapan bir Çerkez. Van'a Genel Vali yapıldı, ancak bu görev onun yöneticilik yeteneğinin yetersizliğini kanıtladı. SünniTürkler ile Şii İranlılar arasında daha iyi bir diyalogun sağlanması için çalıştı. Tam anlamıyla dürüst ve ılımlı bir adam.

ŞÜKRÜ PAŞA (GAZİ)

Edirne'nin savunucusu. Mevcut hükümete karşı. Erzurum'da doğdu. Almanya'da okudu. Eski rejim sırasında Edirne'de 2. Ordu komutanlığı yaptı. Saf ve temiz bir asker. Ordu içindeki Jön Türk politikalarına karşıydı.

ŞÜKRÜ BEY

Eski Maarif Nazırı (1916-1917). Bu adam İstanbul'da ve diğer bazı yerlerde İtilaf Devletleri'ne ait dinive eğitim müesseselerine hürmetsizce davranılmasından ve zarar verilmesinden sorumludur. Kurnaz ve cahil bir politikacı olarak gerek Jön Türk arkadaşlarına gerekse halk içindeki fanatiklere yaranmak için, İtilaf Devletleri'nin prestijini ortadan kaldırmak noktasında eline geçen hiçbir fırsatı kaçırmamıştır.

TALAT BEY

Dâhiliye Nazırı. Pomak ya da Çingene kökenli Batı Trakyalı bir Müslüman. Eski yönetim zamanında bir postane memuru iken basamakları hızla çıktı. Harika bir kişilik, enerji ve kararlılığa sahip. Çok zeki ve esprili birisi. Şüphesiz güçlü vatanseverlik duyguları ile dolu.

Enver Paşa başkomutan olmadan önce açık ara Osmanlı'nın en güçlü adamıydı. Çok vicdansız, sözüne güvenilmez birisi. Yüksek kapasiteli ve enerji dolu, kesinlikle korkusuz. Hırsının temelinde kendi şahsi çıkarları değil kesinlikle vatansever duyguları var çünkü pek çok fırsatlar eline geçmiş olmasına rağmen servet peşinde koşmadı.

Talat, Osmanlı'nın savaşa girerken attığı adımın ne anlama geldiğini bilecek yetenekte biri olarak düşünülmelidir. Kendisi Almanya'ya içtenlikle inanmakta... Sınırsız bir acımasızlıkla son Ermeni katliamlarının en büyük sorumlusu.

TEVFİK BEY

Sultan'ın başmabeyincisi. Eskiden İstanbul'daki Basın Bürosu'nun yöneticisiydi. Büyükbabası Londra Büyükelçisiydi. Kısıtlı zekâsına karşın hırslı biri. Daha iyi bir makam tutabilmek için Abdülhamid'in devrilmesinde rol aldı. Politikadaki meslektaşları tarafından fazla saygı gören birisi değil. Şimdiki Sultan'ın ölmesi veya yerini kaybetmesi halinde bir kenara atılacak.

UBEYDULLAH

İzmir milletvekili yapıldı. Epey güçlü, ateşli bir hitabete sahip. İstanbul ile taşradaki camilerde fanatik vaazlar için İttihat ve Terakki tarafından birkaç defa kullanıldı. Şimdilerde Afganistan'da İngilizler aleyhinde vaazlarda bulunduğu bildirildi. Sarık ve dini elbise giymesine rağmen Müslümanların en "kâfir"idir. Şarap ve domuz eti ile alem yapmaktan hoşlanır. Aktifliği karakterinden kaynaklanmakta ama ortalığı karıştıran delifişek gibi kullanılabilir.

VEHİB PAŞA

İkinci Ordu kumandanı. Cemiyet taraftarı ve Alman karşıtı. Entrikacı. 1913'ün başında Cemiyetin daha önceden sezebildiği Yunan-Bulgar savaşı sırasında ordusunu daha rahat hareket ettirebilmeleri için Yanya'yı Yunanlılara sattığı söylenmekte. Son zamanlarda Çanakkale'de kumandanlık yaptı ve şimdi Bulgaristan'da olduğu bildirildi.

YERVANT ALTUNİAN

Pazar'da antika satıcısı. Ermeni gizli istihbarat cemiyetinin ajanı.

YUNUS NADİ BEY

Bir gazeteci ve siyasi bir dalavereci. Önce şantaj yaparak hayatını sürdürmekteydi sonra İttihat ve Terakki Partisi'ne katıldı ve özellikle bir Pan-İslamist olarak gelişim gösterdi. Almanya yararına çalışmakta.

ZEKİ BEY

Milli Savunma'nın editörü. Gerçek adı Kaptan George Nelkene Weldberg. Mısır'da küstah bir şantajcı olarak iyi bilinir. Karma mahkeme tarafından iki yıl ağır hapse mahkum edildi. Ancak İstanbul'a kaçtı ve İslamcı olduğunu iddia etti. Öncelikle Galiçya Yahudisi ve bir ara Amerikan vatandaşı olan ve Krupp (Alman Savaş Sanayi Şirketi) tarafından iyi ücret ödenen biri. Bir keresinde yabancı bir büyükelçilikte, Abdülhamid'in en büyük hatasının Ermenileri tamamen ortadan kaldırmaması olduğunu söyledi. Şimdi Bulgaristan'da "Türk-Bulgar Ticaret Komitesi " adı verilen bir örgütün başında.

ZİYA BEY

Eskiden Türk Dışişleri'nde bir kâtip idi. Şimdi Cenova'da başkonsolos. Şimdiki Türk hükümeti için oldukça önemli bir temsilci.

ZİYA PAŞA

Abdülhamid döneminde Maliye Nazırı ve Şirket-i Hayriye'nin eski başkanı. Çok dürüst, ağırbaşlı ve kabiliyetli bir adam. Yeni rejim fanatiklerinden Jakoben eğilimli olanlara karşı.

ZİYA PAŞA

Reşid Paşa'nın kardeşi. Washington'daki Osmanlı Büyükelçisi. Kariyerinin çoğunu diplomatik hizmetlerde harcadı. Kısa bir süreliğine Evkaf Nazırlığı yaptı. Eski rejimde liberaldi. Rahat yaşamı sever. Zararsız ve karaktersiz.

Abdullah Kılıç

Etiketler:
ingilizler de osmanlı fişlemiş

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır