NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
apsuva
2
13
11
12

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri
PROTEİN KAYNAĞIMIZ YOĞURT VE YOĞURT ÇORBAMIZ

Artık yiyeceklere karşı daha duyarlı olur hale geldik.Basının da bunun üzerinde ısrarla durması beni sevindiriyor açıkçası.Çünki dışardan ürünlere katılan yasal ya da yasal olmayan maddeler had safhaya geldi.Bundan dolayı da artık çoğu insanımız doğal altermatif ürünlerle beslenmek arayışına geçiyor haklı olarak.Son zamanlarda da basında yoğurtla ilgili çıkan bir takım haberler bu konuya yemeklerimizden biriyle değinmemi sağladı
13-03-2009 - 5 kez okundu

.
Bu sefer yoğurt ana maddesi olan bir çorbamızı size anlatmak istiyorum.Zaten kış mevsimi olması sebebi ile de yapılacağını düşünüyorum.Hatta hali hazırda farklı şekillerde yapılan çorbalarında olduğunu biliyoruz.Yoğurt içeriği ve beslenmemizdeki rolüyle ilgili bilgiyi detaylı vermeyi istiyorum bu yazımda.Çünki bu yemeğimizde kullanacağımız malzemeler çeşit olarak daha az.
İdeal beslenmede maksimum sağlıklı yaşam hedeflenmelidir.Buda sağlıklı beslenmenin temelini oluşturur.İdeal beslenmede önemli rolü olan yoğurtu düzenli olarak tüketmeye çalışmalıyız.Yoğurt iyi kaliteli protein,kalsiyum,fosfor özellikle B2 vitamini ve bazı fizyolojik aktif bazı bileşenler içerir.Süte oranla yoğurt kan yapıcı folik asit ve bazı B Vitaminleri açısından zengindir.Ayrıca kalsiyum,fosfor gibi minerallerin emilimi ve vücutta kullanımı fazladır.Süte oranla yoğurt daha az laktoz daha fazla laktik asit,galaktoz.peptitler,serbest aminoasitler,serbest yağ asitleri ve kolin içerir. Yine bazı besinlerin sindirimi güç olduğundan, proteinden daha az yararlanılır. Bazı besinlerden elde edilen proteinlerde elzem amino asitlerin bir veya iki tanesi vücudun gereksiniminden azdır ve sindirimi de güçtür.Bunun yanında yoğurt iyi bir protein kaynağıdır. Fermentasyon sırasında laktozun bir kısmı hidrolize olduğu için sütü sindirmekte güçlük çekenler tarafından (laktoz in tolerans) daha rahat tüketilmektedir.Sindirim sistemini düzenleyici etkiye sahiptir.Laktik asit bakterilerinin ürettiği antibiyotik ve antimikrobiyel maddeler insanları patojen(hastalık yapan)mikroorganizmalara karşı korumaktadırlar.Bu neden yoğurt her yaş grubunun beslenmesinde,bol ve ucuz olarak çok rahatlıkla temin edip kullanacağı fermente bir süt ürünüdür.Yine batı dünyasının son zamanlarda hassasiyetle durduğu konulardan biride kilo almamak ve genç formu muhafaza etmektir.Bu noktada en fazla tercih edilen yiyecek türlerinden biridir.Kolay hazımlı ve mükemmel besleyici değere sahip olan yoğurt gıda alımının azalmasında etkiye neden oluyor.Birincisi tokluk hissi vermesi dolayısıyle süte oranla daha az aldığınızda az miktarda yediğinizde daha fazla süre tok kalma olanağı sağlaması.İkincisi bağırsak hareketliliğini aktif hale getirmesidir.
Kaliteli ve iyi bir yoğurtun görünümü düzgün olmalıdır.Kıvam bozukluğu,gevşek yapılı,çatlak ve kırılgan yapılı yoğurtlar sularını fazla salacağından ötürü tercih edilmemlidir.Düzgün olması istenen yoğurtta kıvamla beraber yapısınında homojen yani eşit dağılımlı olması gerekmektedir.Kaymak bozukluğu,kap dibinde tortu,yoğurtun yapışkan olması veya ip gibi uzar bir hal alması,gaz teşekkülü sonucu oluşan kabarcıklı yoğurtta kaliteyi düşürür.
İkinci özellik yoğurtun kendine has tat ve kokuda olması gerekliliğidir.Bu anlamda tadı yakalamak için yoğurtta bulunması gereken asidite oranının düşük olması gerekmektedir.Fazla düşük asitlik dereceside yoğurtta kıvam tutmamasına neden olur.Yoğurtta ekşi tat yüksek ısıda inkübasyon ve inkübasyon süresinin uzaması sonucu oluşur.Yoğurdu işleme tekniğindeki hatalarda yoğurdun tadının hoş olmamasına neden olur.Bunlarda en önemlileri;yanık isli tat ve koku.kötü kokular.sabunumsu ve metalimsi tatlardır.
Üçüncü özellik ise dayanıklılıktır.Yani iyi bir yoğurt niteliğini uzun süre koruyabilmelidir.Bu özellikte de muhafaza edilen ısı derecesi,dayanıklı ambalaj materyali etkilidir.
Çorbamızda yer alan malzemelerden ikincisi buğday.Buğday bol miktarda lif içerir ve beslenmemizin temel taşlarından biridir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan yiyecekler bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidirBuğday, insan sağlığı açısından çok faydalı olan B2 ve B6 vitaminleri ile niyasin, folik asit, demir ve çinko içeriyor. Bu maddelerin daha çok yoğunlaştığı buğdayın dış kabuğu un yapımı sırasında ayrıştırılıyor.. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
Tereyağı çorbamızda az miktarda kullanılıyor.Fakat yine beslenmemizde ne kadar öneme sahip bilgi vermekte fayda görüyorum.Zira tereyağı uzunca süredir zararlı hayvansal yağlar arasında yer almıştır.Terayağı süt ya da yoğurtun kremasından elde edilir.İyi bir tereyağı hem kokusu hemde tadıyla beraber mükemmel bir birliktelik oluşturur.Kahvaltılarda tüketilen tereyağı hem çocukların hem de yetişkinlerin enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olur.Yağda eriyen A,D,E ve K Vitaminleri açısından zengindir.Yüksek oranda antioksidan(A, E vitamini ve Selenyum)içerir.Antialerjik ve antikanserojenik özelliği vardır.Troid ve böbrek üstü bezi için gerekli olan A vitaminin emilebilmesinde etkendir.Mantar enfeksiyonlarının gelişmesine engel olan Laurik Asit içerir.Kolesterol metabolizması için gerekli olan Lesitini barındırır.Antioksidan özellik taşır.Kas yapıcı ve bağışıklı kazandırıcı özelliğe sahiptir.Kalsiyum emilimi için gereklidir ve diş çürümelerine karşı etkendir.Vücutta mineral emilimi için önemli bir kaynaktır.Yine emilebilir iyotun kaynağıdır. Hızlı enerji kaynağıdır ve vücudumuzun yağ dokularında depolanmaz. Tereyağı %12-15 civarında kısa ve orta zincirli yağ asitlerini içerir. Bu tip doymuş yağ asitlerinin safra tuzları tarafından emülsifiye edilmesine gerek yoktur ve bu nedenle ince bağırsaklardan doğrudan karaciğere yönlenirler ve burada da çok hızlı bir şekilde enerjiye dönüşürler. Tereyağında bulunan kolesterol çocukların beyin ve sinir sistemi gelişimi için şarttır ve anne sütü önemli miktarda kolesterol içerir. Beyin fonksiyonunda rol oynayan ve hücre zarlarının hayati bileşeni olan Araşhidonik Asit(AA) içerir.Çok küçüklerde ve çok yaşlılarda sindirim sistemi enfeksiyonlarına karşı korur.Hamile anneler veya hamile kalmak isteyen kadınlar veya çocuğunu emziren anneler bebeklerin beyinlerinin, kemiklerinin ve dişlerinin gelişmesi için tereyağı yemelidir.Kültürlü tereyağı fazla miktarda Sterptococcus diacetilactis, Lactococcus lactis gibi, sağlığı destekleyici faydalı bakteri içerir. Bu mikroflora sağlıklı iç ekosistemimiz için gereklidir.
Çorbamızda aroma artırıcı olarak kullandığımız çok değerli bir baharatımız var;nane.Nanede hoş kokusu olan oldukça faydalı bir baharattır.Hazım kolaylaştırıcı özelliğe sahiptir.Karaciğer yetersizliğinde önemli rol oynar.Mide ağrısı ve bağırsak sorunu yaşayanlarda rahatlatıcı etkiye sahiptir.Safra akışını keser ve bağırsak spazmını engeller.Solumda rahatlığı sağlar.Ateş düşürücü etkisi vardır.Uykusuzluk,sinir sistemi bozuklukları ve baş dönmelerinde etken rol oynar.
Süreyya UTKU tarafından hazırlanmış tarifi sizlerle paylaşıyorum.

YOĞURT ÇORBASI

MALZEMELER
Dövülmüş buğday: 2 SB
Süzme Yoğurt: 4 SB
Tuz: Yeteri kadar
Tereyağı: 2 YK
Kuru nane: 1 YK
Su: 10 SB

YAPILIŞI
1- Dövülmüş buğday çekilir, bulgur halini alır.
2- Buğday süzme yoğurt ve tuzla karıştırılır. Birkaç gün torbada bekletilir ve süzülmesi beklenir. Sonra sıkılarak ince çıtalar üzerinde kurutulur.
3- Çorba yapılacağı zaman akşamdan ılık suyla ıslatılır.
4- Tencereye su konur, kaynarken dövülmüş buğday konur, karıştırılarak pişirilir. Tarhana kıvamında olması gerekir.
5- Üzerine tereyağ gezdirilir ve kuru nane ilave edilir.

Kaynak : Süreyya UTKU


Sağlıklı beslenmemiz hedefimiz olsun temennisiyle.

Fatmagül SÖNMEZ
GIDA TEKNİKERİ

Etiketler:
protein kaynağımız yoğurt ve yoğurt çorbamız

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır