NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
1
4WORED3.MP3
35305319 - Adige Heku 01.MP3
12
apsuva

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
BİR HALKI YENİDEN YARATIR GİBİ...

YELDAR BARIŞ KALKAN* / AKP'nin demokratikleşme konusunda gösterdiği irade farklı asimilasyon metotlarıyla, halk olmaktan çıkarılmak istenen bir halkın, Çerkes halkının yok olmasını engelleyebilecek kadar güçlü mü, bunu zamanla göreceğiz.Umutluyuz. Hem de çok.
13-10-2009 - kez okundu

Avukatları aracılığıyla İmralı Cezaevi'nden bir açıklama yapan Abdullah Öcalan, cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli bir sürece girdiğimizi söyledi.

Jön Türkler Hareketi ile İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin çabaları sonucunda dünya siyasetinde boy gösteren Türk milliyetçiliği, Kemalizmin "Altı Ok"undaki en baskın ideolojik unsur olarak yaklaşık 90 yıl boyunca Türkiye'ye egemen olmuştu.

Bu süre içinde Kürt halkı ve Aleviler birçok kez devlet terörüne maruz kaldılar. Tasarlanan "Muvazaa" biçimindeki siyasi yapıya ordu 3 askeri darbe ve 2 muhtıra ile müdahale etti. Sosyal refah düzeyi sürekli düştü, sanat ve spora kadar birçok alan faşizanlaştırıldı. Halklar anadillerini bile konuşamadılar, korkutulup sindirildiler. 86 yılın sonunda Anadolu neredeyse bir "Halklar Mezarlığı" durumuna geldi.

Bugün AKP Hükümeti "Ergenekon Soruşturması" ve "Kürt Açılımı" ile demokratikleşme adımları atıyor, bu konuda ciddi bir irade ortaya koyuyor. Hedeflenen, Batı tarzı bir demokrasi ve "Farklılıklar Yönetimi" anlayışını temel alıyor. AKP bu tutumuyla aslında burjuva demokrasisine geçişin de ilk sinyallerini veriyor ve açıkyüreklilikle dile getirilmeli ki, artık sadece kendisi için değil, herkes için demokrasi istiyor.

Terörle mücadele adına yıllarca devlet terörü uygulayan Türkiye, bugün terörün panzehirini demokratikleşme olarak görüyor. Kemalizmin "Altı Ok"unda bulunmayan demokrasi, "Farklılıklar Yönetimi" anlayışı çerçevesinde Anadolu halklarına umut vaat ediyor. "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" cümlesinin bir barış formülü ve halklar adına bir kardeşlik ifadesi olamayacağı bugün çok net olarak anlaşıldı.

İttihatçı faşist öz tarihe gömülmek üzere. Kemalist paradigma açıkça iflas etti. Barış, özgürlük, eşitlik ve adalet gibi kavramlara Anadolu insanı bugün her zamankinden daha yakın. Dış dinamiklerin yoğun etkisi ve iç dinamiklerin belirleyiciliği ile yeni bir sürece girildi. Süreç demokrasiyi ve halkların özgür birlikteliğini getirecek. Anadolu gerçek bir "Halklar Mozaiği" olacak.

"Kürt Açılımı" tam anlamıyla bir demokratik açılım. Çünkü Anadolu halkları arasında demokratikleşme mücadelesinde en büyük bedeli ödeyen halk Kürtler. Kürtlerin siyasal kimlik talepleri, "Muvazaa"nın dışında görülerek yıllar boyu şiddetle bastırıldı. Ama Kürt halkı, tam da verdiği demokrasi mücadelesiyle sistemin temel değiştirici/dönüştürücü gücü oldu ve diğer halklar Kürtlerin siyasi kazanımlarının kendilerine de yansıyacağını öngörüyorlar.

Bu halklardan biri de Çerkesler.

Soykırım ve sürgünlerle geçen bir tarihin ardından ulusal dirençlerini büyük ölçüde yitirerek geldikleri Anadolu'da bugün "Demokratik Açılım" sürecinden kaynaklanan bir beklenti içindeler. Asimilasyon politikalarının sona ereceğini ve ulusal sorunlarının çözüleceğini umuyorlar.

Onlar, "Kafkas Türkleri" değil. Farklı bir ulus, farklı bir kültürün üyeleri...

Dilleri yasaklandı, köylerinin orijinal adları değiştirildi, çocuklarına kendi dillerinde isim koyamadılar, tarihleri unutturuldu, kadınlarının güzellikleri istismar edildi ve toplumsal bağları zayıflatıldı. Çerkes olmaktan çıkarılmak istendiler; yok edilmek, Türkleştirilmek istendiler. Devletin "Yumuşak Asimilasyon" beklentisi ve uygulamaları 86 yılın sonunda meyvelerini verdi, "Ben hem Türk'üm hem de Çerkes'im" diyen bireyler ortaya çıktı.

Oysa onlar, "Çerkeslik İnsanlıktır" demişler, ulusal kimliklerini bu atasözünün rehberliğinde hümanizm temelinde oluşturmaya çalışmışlar ve insanı yaşamın temeline koyan ulusal kimlikleriyle Anadolu mozaiğinin bir parçası olmak istemişlerdi. Farklılıklara saygı gösterilmesini beklemişlerdi.

AKP'nin demokratikleşme konusunda gösterdiği irade farklı asimilasyon metotlarıyla, halk olmaktan çıkarılmak istenen bir halkın, Çerkes halkının yok olmasını engelleyebilecek kadar güçlü mü, bunu zamanla göreceğiz.

Ama biz umutluyuz. Hem de çok umutluyuz.

Bir halkı yeniden yaratır gibi umutluyuz...

* Maykop / Adige Cumhuriyeti Rusya Fd. / adygean_love@yahoo.com

http://www.taraf.com.tr/haber/42229.htm

Etiketler:
bir halkı yeniden yaratır gibi

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır