NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
35WERE~1.MP3
35305319 - Adige Heku 01.MP3
13
3
4WORED3.MP3

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri

Notice: Undefined variable: db in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6

Warning: mysqli_query() expects parameter 1 to be mysqli, null given in /home/nart/public_html/arsiv.nartajans.net/function.php on line 6
ANADİLE SAYGI GÜNÜ... 21 ŞUBAT, 'DÜNYA ANADİL GÜNÜ.

21 Şubat, 'Dünya Anadil Günü'dür; anadile saygı günü... UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) bu günü, kültürel çeşitliliği ve çokdilliliği desteklemek için kabul ve ilan etmiştir. Hiç kuşku yok ki dil, insanoğlunun en büyük keşfidir. Sesin söze, sözün cümleye dizilerek anlatıya dönüşmesi ve nihayet harflere dökülüp yazılı hale gelerek mükemmelleşmesi epeyce uzun bir yolculuktur. Her toplum bu uzun yolculuğu tamamlayıp bir dil yaratmıştır. Her dil ait olduğu toplumun belleğidir, bilgeliğidir, özgürlüğüdür. Dil insanı insan, toplumu toplum edendir. Konuşmadır, şiirdir, destandır, ağıttır, şarkıdır, yaşama dair herşeydir. Velhasılı dil, her toplumun varoluş manifestosudur.
20-02-2011 - kez okundu

İşte bu yüzden UNESCO, 21 Şubat'ı 'Dünya Anadil Günü' ilan ederek, tüm dilleri onurlandırmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan, hepsini eşit değerde tutarak, en evrensel olandan en yerel olana, en fazla konuşulandan en az konuşulana kadar tüm dilleri insanlığın ortak hazinesi olarak yüceltmiştir.

21 Şubat'ta, İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü'nün ev sahipliğinde toplanıp 'anadil günü'nü kutlayacağız. Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Global Dialogue Fonu'nun katkılarıyla düzenlenen bu etkinlikte, Türkiye'de 'resmi dil'in gölgesi altındaki anadiller konuşulacak-tartışılacak, bu dillerden şiirler-şarkılar seslendirilecek. Anadilini önemseyen herkes bu etkinliğe davetlidir. Hiç değilse o gün birbirimizle kendi dilimizi konuşarak ve bizimle aynı kaderi paylaşmakta olan diğer dillerden bir sözcük duyarak-öğrenerek anadilimizi onurlandırabilir ve diğer anadilleri selamlayabiliriz.



UNESCO'ya göre dünyada halen en az 6 bin 700 farklı dil yaşamaktadır (çeşitli kaynaklarda bu sayı 6 bin 800'den 7 bin 400'e kadar değişmektedir). Bu dillerin bazıları yüzmilyonlarca kişi tarafından, bazıları ise sadece birkaç kişi tarafından konuşulmaktadır. Bugün dillerin sadece 300 kadarı 'resmi dil' statüsündedir ve devletlerin doğrudan koruması altındadır. Diğerleri ise savunmasızdır. UNESCO'ya göre 2 bin 400 dil yokolma tehditi altındadır.

"Ethnologue: Languages of the World" kataloğuna göre, yeryüzünde diller açısından en zengin bölge ekvator kuşağıdır; Uzak Asya'dan Afrika'ya, oradan Orta Amerika'ya uzanan çizginin altı ve üstü... Dünyanın en fazla farklı dilin yaşadığı ülke 830'la Papua Yeni Gine'dir. Endonezya'da 719, Nijerya'da 514, Hindistan'da 438, Çin'de 292, Meksika'da 291, Kamerun'da 278, Kongo'da 215, Brezilya'da 181, ABD'de 176, Filipinler'de 171, Avustralya'da 161, Rusya'da 100 farklı dil konuşulmaktadır.

UNESCO tarafından hazırlanan "Tehlike Altındaki Diller Atlası" hem dünyada yokolma tehditi altındaki dillere dikkat çekmeyi, hem de bu dillerin korunması için ülkeler tarafından alınması gereken önlemlerin altını çizmeyi amaçlıyor. Her dilin insanlığın ortak hazinesi olduğu gerçeğiyle, devletlerin azınlık dillerini koruyan politikalar üretmesi ve anadilde eğitimi destekleyen eğitim sistemlerinin geliştirilmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor.

Dünyada dillerin yokolma süreci elbetteki sömürgecilik döneminde hız kazanmıştır. Özellikle Avrupa'nın Amerika'yı, Afrika'yı ve Uzak Asya'yı sömürgeleştirmesi sonucu son 600 yılda yüzlerce özgün dil yokolup gitmiştir. Mayaların, Azteklerin, İnkaların astronomi bilimi üretmiş dillerinden başlayarak, iki yüzyıl öncesine kadar dünyanın pekçok bölgesinde kendi dilleriyle yaşama zenginlik katan yüzlerce yerli halk, ya dilleriyle birlikte tarih sahnesinden silinmişlerdir ya da egemen dillere teslim olmuşlardır.

Yakın dönemde ise en büyük tehdit, ulus-devlet modelinin dayattığı tek dilliliktir. Yine Avrupa'dan başlayıp dalga dalga dünyaya yayılan bu model, bugün yüzlerce ülkede binlerce farklı dil, az sayıdaki egemen dilin baskısı altında yokolma tehditiyle karşı karşıyadır. Evet, halen dünyada 7 bin cıvarında farklı dil yaşamaktadır ancak bu dillerin yüzde 96'sı dünya nüfusunun yüzde 4'ü tarafından konuşulmaktadır. Başka bir değişle dünya nüfusunun yüzde 96'sının kullandığı dil, yaşayan dillerin yüzde 4'üne tekabül eden yaklaşık 300 resmi dildir. UNESCO raporu son elli yılda 200'den fazla dilin yok olduğunu ortaya koymaktadır. Bugünkü koşullar devam ederse, bu yüzyılın sonunda 2 bin 400 farklı dil kaybolacaktır.



Türkiye'de 'resmi dil' Türkçe dışında halen 34 farklı dil yaşamaktadır; Abazaca-Abhazca, Adigece-Kabartayca, Arapça, Arnavutça, Avarca, Azerice, Boşnakça, Bulgarca-Pomakca, Çeçence, Ermenice, Farsça-İranice, Gagavuzca, Gürcüce, Hemşince, Hértevince, Kazakça, Kırgızca, Kırmanca(Şikaki-Herki), Kumukça, Kürtçe, Ladino (Yahudice), Lazca, Lezgice, Osetçe, Özbekçe, Pontus Rumcası, Romanice- Domarice, Yunanca-Rumca, Sırpça, Süryanice, Tatarca, Turoyoca, Türkmen, Uygurca, Zazaca-Dimlice...

Türkiye'de yaşayan dillerin bir kısmı bu çoğrafyada doğmuş ve gelişmiştir. Bir kısmı da Osmanlı İmparatorluğu'nun küçülme sürecinde yakın çevreden Türkiye'ye malolmuştur. Türkiye'nin yakın coğrafyasında en fazla dilin konuşulduğu bölge Kuzey Kafkasya'dır. Beş milyonu bulmayan toplam nüfus içinde 50'ye yakın ayrı halk yaşamakta ve faklı dil konuşmaktadır. Ve pek çoğu ya bu bölgedeki ülkelerin resmi dilleridir ya da devlet tarafından desteklenen okullarda öğretilerek koruma altına alınmış dillerdir. Yanısıra, Balkanlar ve Ortadoğu coğrafyası da dil çeşitliliği bakımından son derece zengindir.

UNESCO'nun raporuna göre, halen Türkiye'de konuşulan 34 dilin 18'i yakın gelecekte yokolma tehlikesi altındadır. Son çeyrek yüzyılda ise Ubıhça ve Kapadokya Yunancası yokolmuştur.

Türkiye'de dil kaybı, 1930'lardan itibaren devlet eliyle sistemli olarak yürütülen 'tek dil' politikaları yanısıra, 1960'lardan sonra yükselen kentleşme sürecinin doğal sonucu olarak da hız kazanmıştır. Tüm engellemelere ve yasaklamalara karşın, 1960'lara kadar büyük kısmı kırsal kesimde birarada yaşayan toplumlar kendi dillerini özel alanlarında korumayı sürdürebilmişler, ancak kentlere dağınık göçler nedeniyle bu dillerin yaşama iklimi büyük ölçüde yok olmuştur.

Bugün artık, konuşan nüfusun çokluğu ve biraradalığı bakımından en büyük şansa sahip olan Kürtçe'nin bile, ebeveynden çocuğa doğal konuşma yöntemiyle öğretilip yaşatılabilme şansı iyice azalmıştır. Daha az ve daha dağınık nüfus tarafından konuşulanların ise orta ve uzun vadede hiç şansı bulunmamaktadır.

Avrupa Birliği Uyum Yasaları kapsamında, 2000-2002 yıllarında farklı dillere uygulanan yasakların kalkması ve bu dillerin öğrenimi için özel kursların açılabilmesine olanak sağlayan hukuki düzenlemeler, ağır bürokrasi ve maddi imkansızlıklar yüzünden sonuç alıcı olamamıştır. Artık anlaşılmıştır ki, bu dillerin yegane yaşatılabilme yolu, öğrenimin öncelikle yazı dili üzerinden ve okullarda sürdürülmesi, bunun da devlet eliyle ya da devlet desteğiyle yapılmasıdır.



21 Şubat 'Dünya Anadil Günü' Etkinlik Programı:

İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'ndeki etkinlik, saat 17:00'de farklı dillerin temsilcilerinin katılacağı panelle başlayacak.

Panel konuşmacıları:

Prof.Dr. Ayhan Kaya- İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü Direktörü, Moderatör

Abazaca-Abhazca: Sezai Babakuş- Demokratik Çerkes Platformu ve Abhazya'nın Dostları Platformu Sözcüsü

Adigece: Doğan Özden- Dünya Çerkes Birliği Delegesi, İstanbul Kafkas Kültür Derneği Üyesi, Sanatçı

Ermenice: Pakrat Estukyan- Gazeteci Yazar, AGOS Gazetesi Ermenice Editörü

Gürcüce: Fahrettin Çiloğlu- Yazar

Kürtçe: Muhsin Kızılkaya- Yazar-Yayıncı

Lazca: Mehmedali Barış Beşli- Laz Kültür Derneği Başkanı

Ladino: Karen Gerson Sarhon- Osmanlı-Türk Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi ve Şalom Gazetesi temsilcisi

Süryanice: Yakup Atuğ- Mor Gabriel Manastırı Öğrencisi, Süryanice Öğretmeni, Sanatçı

Daha sonra, Çerkes sanatçı Gülcan Altan farklı dillerde şarkılardan oluşan bir konser verecek. Yanısıra, UNESCO'nun ''Dil Önemlidir'' temalı afiş yarışması ile Demokratik Çerkes Platformu'nun 'Anadil' temalı afiş yarışmasına katılan eserlerden bir karma sergi düzenlenecek. Sergi bir hafta süreyle açık kalacak.

Anadile saygı gününde, herkesin anadiline sahip çıkacağı umuduyla...

Sezai Babakuş, 16 Şubat 2011


Etiketler:
anadile saygı günü 21 şubat 'dünya anadil günü

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır