NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
10
4WORED1.MP3
1
13
35305319 - Adige Nise 15.MP3

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri
TÜRKİYE KAFKASYA'YI İHMAL ETMEMELİ

Kafkasya konusu; sadece coğrafyasında bulundurduğu ülkeler, bu ülkelerde cereyan eden olaylar, bu ülkelerin Türkiye ile olan ilişkileri, bu ilişkilerin dış politikaya etkileri ve Türkiye'nin bölgesel menfaatleri ile sınırlı kalmayıp, bölgeye etki eden Rusya Federasyonu (RF) ve ABD'nin bölge üzerindeki rekabeti, bu rekabetin yarattığı sonuçlar ve bunların Türk iç ve dış politikasına etkilerini de kapsamaktadır. Ayrıca bölge politikaları ve sonuçları, Orta Asya (Türkistan) ile olan ilişkilerimizi de etkilemektedir. Bölgede sağlanacak istikrar, istikrarı sağlamadaki katkımız ve bu istikrarlı ortam içindeki etkimizin derecesi, Türkiye'nin jeopolitik gücünü doğrudan etkileyecektir. Sınırlarımızın güvenliğini ve ülkemizin menfaatlerini sınırlarımızdan itibaren değil, ortak tarihi ve kültürel değerlerimizin bulunduğu ve menfaatlerimizin başladığı yerlerden itibaren aramanın sağlayacağı avantajlar, Türkiye'nin hem bir bölgesel güç olmasına, hem de istikrarın sağlandığı bir ortam içinde her alanda manevra yapabilmesine imkan yaratacaktır.
30-11-2004 - 5 kez okundu

Son yıllarda Türkiye'nin dış politika ve güvenlik gündeminde çok değişik ve oldukça da fazla konu yer almıştır. Bunların başında da ABD'nin Afganistan'a ve özellikle Irak'a müdahalesi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) giriş süreci ve bu maksatla müzakere tarihi alabilmek için gösterilen çabalar ve Kıbrıs konuları yer almıştır. Bu konular üzerinde haklı nedenlerle sıklet merkezi yapıldığından, diğer konularda bir anlamda statüko muhafaza edilmeye çalışılmıştır. Ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik durum, diğer konular üzerindeki etkisini azaltmaya müsaade etmemekte ve Türkiye'yi çok taraflı dış politika izlemeye ve bunlarda da etkili olmaya zorlamaktadır. Bunların başında da Kafkasya gelmektedir.
.
Kafkasya konusu; sadece coğrafyasında bulundurduğu ülkeler, bu ülkelerde cereyan eden olaylar, bu ülkelerin Türkiye ile olan ilişkileri, bu ilişkilerin dış politikaya etkileri ve Türkiye'nin bölgesel menfaatleri ile sınırlı kalmayıp, bölgeye etki eden Rusya Federasyonu (RF) ve ABD'nin bölge üzerindeki rekabeti, bu rekabetin yarattığı sonuçlar ve bunların Türk iç ve dış politikasına etkilerini de kapsamaktadır. Ayrıca bölge politikaları ve sonuçları, Orta Asya (Türkistan) ile olan ilişkilerimizi de etkilemektedir. Bölgede sağlanacak istikrar, istikrarı sağlamadaki katkımız ve bu istikrarlı ortam içindeki etkimizin derecesi, Türkiye'nin jeopolitik gücünü doğrudan etkileyecektir. Sınırlarımızın güvenliğini ve ülkemizin menfaatlerini sınırlarımızdan itibaren değil, ortak tarihi ve kültürel değerlerimizin bulunduğu ve menfaatlerimizin başladığı yerlerden itibaren aramanın sağlayacağı avantajlar, Türkiye'nin hem bir bölgesel güç olmasına, hem de istikrarın sağlandığı bir ortam içinde her alanda manevra yapabilmesine imkan yaratacaktır. .
Yakın komşumuz Gürcistan tam bir istikrarsızlık içindedir. Gürcistan'ın yeni Cumhurbaşkanı Saakaşvili, Gürcistan milliyetçisi olup, Gürcistan'ın birliği için çaba sarf etmektedir. Bu maksatla önce Acaristan'daki ayrılıkçı hareket üzerine gitmiş, bölge halkının çoğunluğunun desteğini alarak ve ayrıca güç kullanarak Acaristan Özerk Cumhuriyeti'nin merkezi hükümete bağlılığını sağlamış, bu kesimdeki sorunu halletmiş ve prestij kazanmıştır. .
.
Osetya konusuna baktığımızda oldukça problemli bir konu karşımıza çıkmaktadır. Güney Osetya ayrılıkçı hareketi RF'ye bağlı Kuzey Osetya Cumhuriyeti ile birleşme yollarını aramaktadır. Ancak RF bu konuya fazla istekli görünmemektedir. Çünkü birleşme olduğu taktirde ortaya daha büyük ve güçlü bir Osetya çıkabilecek ve ileride bağımsızlık arayışlarına girebilecektir. Ayrıca birleşme durumunda RF, Gürcistan'a karşı kullanmakta olduğu bir istikrarsızlık aracını da kaybetmiş olacaktır. Gürcistan merkezi yönetimi, Oset halkının ağır ekonomik durumunu, ayrılıkçı yönetime duyduğu güvensizliği ve geleceğine ilişkin belirsizliği kullanarak kendi yanına çekmek istemektedir. Osetya konusundaki mücadele devam etmektedir. .
.
Abhazya konusu ise tam bir çıkmaz içindedir. Abhazya ayrılıkçı hareketi diğer ayrılıkçı bölgelerden çok daha güçlü olarak devam etmekte olup, Gürcistan'ın bu bölge üzerinde hemen hemen hiç etkinliği yoktur. Bu nedenle Gürcistan yönetimi, ayrılıkçı hareketlerden önce en zayıfı olan Acaristan konusunda netice aldıktan sonra, kolay olmamakla beraber halen Abhazya'daki duruma göre daha güçsüz olan Osetya konusunu halletmeye çalışmaktadır. Abhazya konusunda üç ihtmal bulunmaktadır. Bunlar; bağımsız Abhazya, Gürcistan'a bağlı özerk Abhazya ve RF'ye bağlı özerk Abhazya'dır. Türkiye Abhazya politikası olarak, Gürcistan ile Abhazya arasındaki sorunların barışçı yollarla ve Gürcistan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmesini benimsemekte ve bu nedenle Abhazya ayrılıkçı hareketini desteklememektedir. Çok etnikli bir yapıya sahip olan Abhazya'nın bağımsızlığı, bölgedeki çok çeşitli yönetim şeklinin de sebep olabileceği zincirleme etki sonucunda Türkiye'nin kuzeyinde Kafkasya'da bir kargaşaya sebep olabilir. Her ne kadar Türkiye'deki diyaspora bağımsızlığı desteklese de, bu durumun Abhaz etnik toplumunun geleceği açısından da endişe verici olabileceği göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenla Abhazya sorununun Türkiye'nin mevcut politikası çerçevesinde çözümlenmesi, sadece Gürcü devletinin devamı açısından değil, aynı zamanda Abhaz etnik grubunun geleceği açısından da önem taşımaktadır. .
.
Türkiye belirtilen bu nedenlerle Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklemekte ve bu ülke ile sağlıklı ve Kafkaslarda arzu ettiği dayanışmayı sağlayacak güçlü ilişkiler kurmak istemektedir. Bu maksatla özellikle askeri alanda yardımlarını sürdürmektedir. .
.
Türkiye aynı zamanda etnik ve kültürel açıdan kendisine yakınlığı olan Azerbaycan ile de, Gürcistan'dan çok daha güçlü bir ilişki içinde olmayı istemektedir. Askeri alanda işbirliği uzun zamandan beri devam etmektedir. Ancak bu ülke ile arzu edilen yakınlık bir türlü kurulamamaktadır. .
.
Gürcistan ve Azerbaycan hem RF'nin ve hem de ABD'nin etkisi altındadır. Gürcistan'ın mevcut yönetimi ABD etkisindedir. Azerbaycan bu rekabet ortamında tam bir ikilem içindedir. RF Azerbaycan'a safını belirlemesi yönünde baskı yapmaktadır. ABD ve AB ülkeleri, Azerbaycan'ın Türkiye'ye yakınlaşmasını önlemek maksadıyla politikalar izlemekte, Türkiye ile Azerbaycan arasında oluşabilecek bir entegrasyonun derinleşmesinden ve bundan doğabilecek güç birliğinin Türkistan'a sıçramasından endişe etmektedirler. Ancak ABD Azerbaycan'ı kendi kontrolünde görmek istemektedir. .
.
Ermenistan halen RF'nin etkisi altındadır. Diyasporanın da etkisi ile Türkiye ile problemler yaşamaktadır. Ayrıca Dağlık Karabağ sorunu başta olmak üzere Azerbaycan ile de anlaşmazlık içindedir. ABD bu ülkeyi RF'nin etkisinden kurtarıp kendi kontroluna almak istemektedir. ABD'deki zengin iş adamları vasıtasıyla dolaylı yardım yapmakta, Türkiye'ye de ilişkilerini düzetmesi yolunda telkinlerde bulunmaktadır. .
.
Gelişen olaylardan, ABD'nin Türkiye ile başlattığı Kafkasya politikasını, Türkiyesiz devam ettirmek istediği algılanmaktadır. Halen tam olarak belirgin bir şekil almasa da, Türkiye-Azerbaycan düzeyindeki bir ittifakın, Gürcistan-Ermenistan ekseni ile dengelenmesi de bölgeye etki etmeye çalışan güçler tarafından düşünülebilir. Bölgeye İran'ın olabilecek etkisi de göz ardı edilmemelidir. .
.
Yukarıda açıklanmaya çalışılan durum, Kafkaslarda barış ve istikrar isteyen Türkiye'nin, milli menfaatleri açısından bölge üzerinde etkin politikalar uygulamasını ve bunu kesintisiz olarak devam ettirmesini zaruri kılmaktadır. 1990'lı yılların sonlarında başlatılan ve oldukça etkili olduğu düşünülen Kafkas İstikrar Paktı girişiminin, yeniden ivme kazandırılarak devam ettirilmesinde fayda görülmektedir. .
* E.Tümgeneral Armağan KULOĞLU, ASAM Bşk.Yrd.ve Jeop.Strj.Arş.Bşk.

Etiketler:
türkiye kafkasya ihmal etmemeli

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır