NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
11
8
35WERE~1.MP3
4WORED1.MP3
9

Nart Ajans Reklam

HABERLER / Cemiyet Haberleri
AB'DEN KAFKASYA VE BALKANLARA HAMLE

Avrupa Parlamentosu'nda Güney Kafkasya konusunda bir toplantı vardı ve AB'nin Güney Kafkasya'da oynayabileceği rol tartışıldı. Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan'ın bölgedeki demokratikleşme ve barış sürecinin tartışıldığı toplantıda Avrupa Parlamentosu'nun Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok AB'nin bundan sonra izleyeceği politikanın ipuçlarını veren bir açıklama yaptı.
10-03-2006 - 5 kez okundu



Brok'a göre Güney Kafkasya büyüyor. Özellikle AB'nin son genişleme dalgasında, Birlik olarak bölgeyle daha yakın temasa geçmişti ve çeşitli vesileler ile Kafkasya'yı Avrupa için stratejik açıdan önemli gördüğünü ortaya koymuştu.


AB'nin Güney Kafkasya Özel Temsilcisi Heikki Talvitie, AB'nin Kafkasya'da komşuluk politikası sayesinde etkili olabileceği kanısında. Talvitie de AB'nin bölgedeki rolü için kesin bir şey söylemek için henüz erken olduğunu, ama "rehabilitasyon ve kalıcı barış çalışmalarında" etkili olabileceğini düşünüyor.


Kuşkusuz Kafkasya'da daha fazla barışa, dostluğa, işbirliğine ve istikrara ihtiyaç var. Fakat AB'nin dış politikada şu ana kadar gösterdiği performans başarılı olamayacağına işâret ediyor.


Örneğin AB Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarındaki işgâlinin sona ermesini talep edecek mi AB başta Hocalı olmak üzere, gözünü kan bürümüş, öldürme tutkunu, Ermeni askeri üniformalı çapulcu canilerin sivil halka karşı işlediği suçların hesabını sorabilecek mi


AB'nin buna hiçbir niyeti yok. Bu durum Minsk grubu temsilcilerinden Bernard Fassier'in "AB'nin, özellikle de Minsk grubunun bölgedeki görevinin sadece yardım olduğunu" söylemesinden de anlaşılıyor.


Fassier hâlâ kendince tarafsızlığını korumak için, "her üç ülkenin de politik sorumluluklarının bilincine varmaları gerektiğini" belirtiyor. Katil ile kurbana "eşit mesafede durmak" aslında tarafsızlık değil, katile göz yummaktır.


Elbette uluslararası hukuku çiğneyen ve hiç kimsenin suçluluğundan şüphe duymadığı Ermenistan derhâl Azerbaycan topraklarından çekilmeli. Ama AP Güney Kafkasya raportörü Charles Tannock, "Türkiye Ermenistan'dan önce Kıbrıs'ı işgal etti ve bu topraklardan geri çekilmiyor" diyerek AB'nin ne derecede gerçekçi olduğunu da ispat ediyor.


Charles Tannock'un üzerine görüş beyan ettiği Kıbrıs ve Kafkasya konularını bildiğini varsaymak zorundayız. Bu durumda şöyle bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Tannock ya temsil ettiği Hristiyan Kulübü'nün Akdeniz'de ve Kafkasya'daki çıkarının -suçlu olsun veya olmasın- Hristiyanları desteklemek olduğunu zannediyor ya da Kafkasya'da yeni bir savaş çıkmamasından rahatsız oluyor.


Bu arada AB'nin Kafkasya'ya yoğunlaşacağı İsveçli diplomat Peter Semneby'i, AB'nin Güney Kafkasya Özel temsilciliğine getirilmesinden de görülüyor. İsveçli diplomat daha önce, Hırvatistan ve Letonya'da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde çeşitli çalışmalarda bulunmuştu.


Çözümü son derecede basit olan Kıbrıs konusunun bile içinden çıkamayan, dahası BM çözmek üzereyken devreye girerek 2004'te çözümü engelleyen AB'nin Kafkasya'ya yapacağı en büyük katkı, Kafkasya'dan uzak durmak olabilir.


Bu görüşü mutlaka çok katı bulanlar olacaktır. Ama AB'nin Balkanlar'daki performansı bu düşüncenin haklı olduğunu gösteriyor. Yugoslavya'nın dağılması sürecinde Brüksel'in hiçbir etkisi olmadığını düşünsek bile, acaba neden bütün Balkanlarda bütün Boşnakların hakları gasp edilirken ve ihlâl edilirken, AB heyetleri sadece Arnavut ve Çingenelerin sorunlarına eğiliyor?


Dahası kendisine bağımlı ve Birliğe katılmak için çaba harcayan Hırvatistan ile Sırbistan ve Karadağ'ı bile savaş suçlularının adalete teslimine ikna edemeyen, AB nasıl etmeye Kafkasya'da ve Balkanlarda bir arayışa yönelir?


AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, AB'nin Balkanlarda sivil ve askeri yönde kilit rol oynamak istediğini söylüyor. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda AB Komisyonu Başkanı Barosso ile Batı Balkanlara yaptıkları ziyaret hakkında Avrupalı parlamenterlere bilgi veren Rehn, "bölgedeki ülkelerin yöneticileri ya geçmişteki millİyetçi politikaları sürdürmeye devâm edecekler veya ülkelerinin AB geleceğini tesis edecekler. Bölge halkı ve yöneticileri bu konuda bir karar vermeliler" diye daha önceki konuşmalarından hiçbir farkı olmayan bir açıklama yaptı.


Hırvatistan hâlâ savaş suçlularını teslim etmedi. Ama adalet ile işbirliği "ön şart" olduğu hâlde, Hırvatistan yine de müzakerelere başladı. Rehn'in "AB olarak bu ülkelerin birliğe katılım perspektiflerinin var olduğunu orta ve uzun vadede Batı Balkan ülkelerinin AB üyesi olabilecekleri" sözü de çok anlamlı değil.


Nitekim Rehn de bunun farkında olmalı ki, "Sırbistan-Karadağ'ın Lahey'de bulunan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile bir an önce işbirliği yapması gerekiyor" diyor, ama yapmazsa AB'nin hangi yaptırımları öngördüğü konusunda bir fikri yok ki, devâmını getiremiyor.


AB'nin etkin rol oynayama kadar verdiği Balkanlarda tarihive her türlü gelişmeden etkilenmeye açık bir dönem yaşanıyor. Kosova'nın geleceği konusunda kritik gelişmeler oluyor. AB'nin Kosova'yı Sırbistan'dan ayırması veya ayrılması için teşvik etmesi hiç şaşırtıcı olmaz.


Sırp ordusunun NATO kuvvetlerince bölgeden çıkarıldığı 1999'dan bu yana, fiilen Birleşmiş Milletler gözetiminde olan Kosova AB için yeni bir şov merkezi hâline geldi. AB'nin son bir veya bir buçuk yılda artan Arnavut hassasiyeti, AB'nin bölge ülkeleri üzerinde yeni bir baskı aracını hazırladığı şeklinde de yorumlanabilir.


Acaba AB Arnavutlar konusunda gösterdiği "tuhaf derecede yüksek" hassasiyetini, Kosova'daki Sırplar için de gösterecek mi Muhtemelen bu konu AB için yeterince ilginç değil. AB daha çok "bağımsız bir Kosova'nın bölgede istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacağı" yönündeki görüşleri sempati ile karşılıyor.


AB Kosova'da çoğunluğun isteklerine kulak verilmesi gerektiğini düşünüyor. Belki bu tutum sağlıklı sonuç verir ve AB Türkiye'de de çoğunluğun isteklerine kulak vermeye başlar...


Bu arada Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç hâlâ serbest. Generalin yakalandığına ilişkin haberler, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Başsavcısı Carla Del Ponte tarafından da yalanlandı. Del Ponte, Mladiç'in yakalanması için AB'nin yardımını istedi. Mizah gibi bu yardım çağrısında Del Ponte, "Srebrenitsa'da 8 bin Müslüman'ı katledenlerin cezalandırılabilmesi için Radovan Karaçiç ve Ratko Mladiç'in mutlaka mahkemeye sevkedilmeleri gerekir. Mladic, sekiz yıldır, Sırp makamlarının bilgisi dahilinde Sırbistan'da saklanıyor" dedi.


Aslında Del Ponte AB Komisyonu'ndan yardım istemek yerine noelde dilek dileyebilir veya bunun için mum yakabilir. Çünkü o zaman Mladiç'in yakalanması olasılığı AB'nin çabalarına göre daha yüksek olur.


Mladiç, Bosna Savaşı döneminde savaş suçu işlediği gerekçesiyle Lahey tarafından aranıyor. En çok arananlar listesinin başında yer alan zanlılardan biri olan Mladiç, Bosna'nın başkenti Saraybosna'nın 43 ay süren kuşatması sırasında ve 1995 yılında Srebrenitsa kasabasında en az 8.000 Müslümanın öldürülmesinin suçlusu olarak gösteriliyor.


Elbette Avrupa Birliği ise Sırbistan-Karadağ yönetimiyle üyelik müzakerelerine başlamak için Mladiç'in yakalanmasını şart koşuyor. Ama görünen o ki, AB'nin gücü Belgrad'a yetmiyor.


Büyük bir olasılıkla Kosova'da Sırp azınlığın hakları ve Kosova'nın nihaistatüsü AB için pazarlık argümanları olabilir, ama bir gerçek var ki: AB isteseydi Mladiç bugün parmaklıkların arkasında olurdu.



Diplomatikgozlem.com

Etiketler:
ab kafkasya ve balkanlara hamle

YORUMLAR
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır