BU VATAN KİMİN _
Hacı Bayram Bolat 30 yaşında, güleç yüzlü, pırıl pırıl bir genç. Çok küçük yaşlardan itibaren gönlüne dolan Kafkasya aşkını doya doya yaşamak için 18 yaşında Kafkasya'ya gitmiş, orada okumuş, çok iyi derecede öğrendiği ve eğitimini aldığı Rusça ile Kafkasya'ya gidenlerin tercümanlığı dahil olmak üzere, dönüş yapan bütün Adıgeler'in derdiyle hemhal olmuştur.
30-08-2004 - 2714 kez okundu
Bu vatan kimin?
Hacı Bayram Bolat, hukuk yoluyla elde ettiği oturum iznini yine pratiğe dönüştüremedi.
Kendisini hukukun üstünde gören güçler tarafından, Nalçik Havaalanı'nda 43 saat bekletildikten sonra İstanbul'a geri gönderildi.
Hacı Bayram Bolat 30 yaşında, güleç yüzlü, pırıl pırıl bir genç. Çok küçük yaşlardan itibaren gönlüne dolan Kafkasya aşkını doya doya yaşamak için 18 yaşında Kafkasya'ya gitmiş, orada okumuş, çok iyi derecede öğrendiği ve eğitimini aldığı Rusça ile Kafkasya'ya gidenlerin tercümanlığı dahil olmak üzere, dönüş yapan bütün Adıgeler'in derdiyle hemhal olmuştur.
Hacı Bayram Bolat'ın en büyük suçu, düşünen bir insan olmak, Kafkasya'nın ve Kafkas insanının geleceğine yönelik çalışmalar yapmak ve çalışma yapanların yanında olmak olmuştur.
Hacı Bayram Bolat, dönüşçülüğü, sadece Kafkasya'ya dönerek oraya yerleşmek ve Kafkasya'nın nüfusunu aritmetik olarak arttırmak şeklinde algılamamıştır. Hacı Bayram Bolat, bilgisiyle ve öğrendikleriyle birlikte Kafkasya insanına yeni bir pencere açmak istemiştir. Yıllardır çarpıtılmış tarih öğretileriyle yıkanan beyinlere, Kafkasya'nın komünizm öncesi tarihiyle ilgili bilgiler sunarak, gerçek tarihin bilincinin hakim olması için büyük gayretler sarf etmiştir.
Hacı Bayram Bolat Kafkasya'yı kendi vatanı olarak bilmiş, kendisini oranın insanından soyutlamamış, o bölgede oluşturulan bütün organizasyonlarda aktif ve gönüllü olarak yer almıştır.
Kafkasya'da sivil toplum kuruluşlarını denetlemekle görevli FSB'nin uşak ruhlu gönüllü sevdalıları Hacı Bayram Bolat'tan rahatsız olmuşlardır. Bütün çalışmalarını açık ve aleni olarak yürüten Hacı Bayram Bolat'ı lekeleyecek hiçbir delil bulamamışlardır.
İçkili masalarda oturmasına rağmen içmeyen, otel odalarında sarışın Rus güzelleriyle beraber olmayan, yalan söylemeyen, palavra atmayan, herkese güven telkin eden davranışlarıyla Hacı Bayram Bolat Nalçik şehrinin standartları dışında bir görünüm çizmiştir.
Yıllardır Kafkasya'yı babasının çiftliği gibi yönetmeye alışkın insanlar, protokol masalarında güzel nutuklar atarak insanları dönmeye çağırmışlar, geriye dönüp iş kuran ve iş yapmaya çalışan insanları da çıkardıkları bürokratik engellerle yıldırmaktan geri durmamışlardır.
Zaman zaman "diklenmeye" çalışan insanları da çeşitli yollarla, kimini şantajla, kimini tehdit metodlarıyla geri dönmeye zorlamışlardır. Sonuçta, geri dönüş yapıp, maddi ve manevi yıldırma metodlarıyla üzerlerinde baskı kurulan yığınla insan Kafkasya'yı terk etmek zorunda kalmıştır. Bugüne kadar hiç kimse kendisine yapılan haksızlıkları hukuki platforma taşımadığı için yerel yöneticiler istedikleri gibi at oynatmışlardır.
11 yıl önce Kafkasya'ya dönüş yapmış ve geleceğini orada kurma iradesini ortaya koymuş Hacı Bayram Bolat, FSB uşakları tarafından çeşitli komplolarla sınır dışı edilmiştir. Fakat, yargı yoluyla sonuna kadar direnen Hacı Bayram Bolat ve O'nun davasına sahip çıkan başta Kabardey-Balkar İnsan Hakları Derneği Başkanı Valeri Hatujuko, Uluslararası Avukatlar Birliği'nin Kabardey-Balkar Şubesi Başkanı İshak Kuçukov gibi vatanseverler hukuk yolunu takip ederek elde ettikleri sonuçlarla komplocuların maskelerini düşürmeyi başarmışlardır.
Hacı Bayram Bolat'ın sınır dışı edilmesinden sonra, kasılarak 'O'nu ben sınır dışı ettirdim' diyerek böbürlenen Hafıtze Muhammed gibi insanların DÇB yönetiminde görev yapması işin vehametini bir kat daha arttırmaktadır.
Geri dönüşü kolaylaştırmak ve dönüşçülerin problemlerini çözmekle görevli bir kurumun yöneticisinin, bir dönüşçüyü attırdığı için böbürlenişi karşısında, Türkiye adına DÇB'de görev yapan insanların ne gibi tepkiler verdiğini şahsen merak etmekteyim.
Bu arada, ilk sınır dışı edildiği günlerde, Hacı Bayram Bolat'ı şaibeli gösteren yazılar yazan, O'nun geçmişini kurcalayan, uluslararası bağlantılar kurmaya çalışan insanların elde ettikleri delilleri(!) de çok merak ediyoruz. Eğer yaptıkları araştırmalar bittiyse sonuçlarını bize de bildirmelerini istirham ediyoruz.
Hacı Bayram Bolat kazandığı dava sonucu, aldığı davetle yeniden Nalçik'e gitti. Hukuk bir kez daha çiğnenerek içeri alınmadı. Ajans Kafkas başta olmak üzere, Rusya'dan yayın yapan Kafkasya ile ilgili ulusal ve uluslararası sitelerin tamamı, Kabardin-Balkar'ın en yüksek tirajlı gazetesi GazetaYuga, Prag'dan Çerkesçe yayın yapan Radio Liberty, Moskova'dan yayın yapan Radio Svoboda (Özgürlük) bu olaya geniş yer verirken, her konuda ahkam kesmeyi çok seven kalemşörlerimizin sus pus kesilmelerini de anlamış değiliz.
Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhittin Ünal Bey'in telefonla arayarak bilgi alması, Hacı Bayram Bolat ile görüşerek kendisine destek vermesi gerçekten sevindirici bir olaydır.
Hacı Bayram Bolat olayı DÇB gündemine alınarak ciddi ciddi tartışılmalıdır. DÇB bünyesindeki FSB ajanları açık açık istifaya zorlanmalıdır. DÇB, Kafkasya'dan katılan delegasyonu ile de sivilleştirilmelidir. Türkiye delegasyonu bu konuda tavrını açıkça ortaya koymalıdır.
Lafa geldiğinde 6-7 milyon Çerkes'in yaşadığı bir ülkenin temsilcisi olduğumuzu söylemekteyiz. Türkiye'nin bir vilayetinde bulunan Çerkes nüfusu kadar bile olmayan Suriye, Ürdün ve İsrail diyasporası ile aynı kefeye konmaya, hatta onlardan daha az değere layık görülmeye karşı sesimizi yükseltmemiz gerekir. Bu ifadelerimiz Suriye, Ürdün ve İsrail'deki Çerkes diyasporasını küçümsemek maksatlı olduğu gibi bir şey algılanmasın. Bütün dünyada yaşayan Çerkes nüfusundan kat kat fazla bir nüfusu temsil eden Türkiyeli Çerkesler artık yumruğunu masaya vurmak zorundadır. Muhataplarımızı iyi belirlemeliyiz. Üç beş FSB kalıntısının güdümündeki DÇB, gittikçe güdükleşecek ve zamanla yok olacaktır.
Hacı Bayram Bolat bir semboldür. O'nun davası, samimi olan bütün dönüşçüler için emsal teşkil edecektir. AİHM'de dava sonuçlandığında ortaya bambaşka bir tablo çıkacaktır.
Önümüzdeki DÇB toplantısı İstanbul'da yapılacak. Eğer bu toplantıya Nalçik'ten gelecek olan heyet, gayri meşru bir seçimle Adığe Hase'yi ele geçiren yönetim olursa, kendilerinin burada çok hoş karşılanmayacaklarını, kendilerine dalkavukluk yapacak insanlardan daha fazla kendilerinden hesap soracak insanlarla muhatap olacaklarını hatırlatmak isterim; ki bu benim kendi düşüncelerime değil, çok güçlü gözlem ve duyumlara dayanıyor.
Kafkasya sadece Kafkasya'da yaşayan insanlara ait değildir. Orası bizim de vatanımızdır. Orayla ilgili fikir ve duygularımızı ifade etmek bizim de en doğal hakkımızdır. Olaya böyle yaklaşmak zorundayız.
Hacı Bayram Bolat, hukuk mücadelesine elbette kaldığı yerden devam edecektir. Hukuk mücadelesi vermek zor ve çileli bir süreci kapsar. Hukuk, yarın FSB'nin emriyle hukuku çiğneyenlere de lazım olacaktır.
Sevgili Hacı Bayram Bolat'a geçmiş olsun der, kendisine haklı mücadelesinde bundan sonra da başarılar dilerim.
MEHDİ NÜZHET ÇETİNBAŞ
AjansKafkas| 30.08.2004
Etiketler:
bu vatan kimin _