PUTİN KİM, FARKINDA MISINIZ_
Rusya'nın "fiili" lideri Putin, Moskova'da yapılan ve 16 gaz ihraç eden ülkenin katıldığı "doğalgaz" zirvesinde Rusya'nın doğalgaz fiyatlarını belirleyeceği yönünde açıklamalar yaptı. Doğalgaz ihraç eden 16 ülkenin bir tür doğalgaz OPEC'i sayılacak kartel oluşturması gereğine işaret eden Putin, doğalgaz fiyatlarının çok ucuz olduğunu, artık kimsenin ucuz doğalgaz beklememesi gerektiğini de söyledi. Devlet başkanı kılığındaki bu oligarka biraz daha yakından bakınca çok şey görüyoruz aslında. Putin'in bu doğalgaz fiyatı çıkışı çok iyi oldu. Şimdi kapitalizmin piyasası ile yağmacı-devletçi yüzü Putin'in bu çıkışı üzerinden kapışacak. Bu tarihikapışma bizi de ilgilendiriyor ve anlatıyor. Çünkü Türkiye'de de oligarşi ve onun yürütücüleri on yıllardır bu toprakları yağmalıyorlar. Piyasa ile yağmacı devletçi kapitalizmin birbirini besleyen tarihinin sonuna geldik. Şimdi kapitalizm, bu krizden sonra, "piyasanın" -daha- belirleyici olacağı yeni bir dönem istiyor. Bu açıdan Putin'in "biz petrol fiyatlarını belirlemiyoruz ama doğalgazı belirleyip iktidarımızı sürdürürüz" açıklaması bence piyasaya tarihibir meydan okuma ve bu meydan okumanın sonucu bize 21. yüzyılı anlatacak.
27-12-2008 - 1733 kez okundu
Rusya, 2008 yılında petrol ve doğalgaz ihracatından yaklaşık 290 milyar dolar gelir bekliyordu. Putin'in iktidara geldiği 2000 yılında petrolün varili 26,5 dolardı. Petrolün bu seviyede olduğu yıllarda Rusya, petrol ve doğalgaz ihracından yaklaşık 50-55 milyar dolar gelir elde ediyordu. Petrol fiyatları 2003 yılından itibaren -bütün Putin iktidarı boyunca- her yıl katlanarak arttı. Petrol fiyatları 100 dolar sınırına dayandığında Rusya'nın enerjiden elde ettiği gelir yılda 250 milyar dolara dayanmıştı ve bu müthiş zenginlik yeni bir iktidarı ve sermaye yapısını doğurmuştu. Kaba bir hesaplamayla sekiz yıllık Putin iktidarı 1,5 trilyon doları aşan bir enerji rantını kucağında buldu. Peki, bütün bu dönemde Amerika'da kim iktidardaydı; tabii ki Bush. Bush'un militarizme dayanan neoliberal iktidarı ile Putin'in petrol gelirleri ve kamusal servete el koyan oligarklarların sırtında yükselen iktidarı birbirini tamamlıyordu. Bush'un karşılıksız ama değerli dolara ve petro-kimya sanayilerine dayanan iktidarını Putin tamamladı.
Aslında hep böyle olmuştur; soğuk savaş döneminde de Sovyetler, Amerika'nın yürüttüğü politikanın -tersinden- tamamlayıcısıydı. SSCB'nin bu dönemdeki ekonomik örgütlenmesi ve silahlanma yarışı, soğuk savaş olguları ABD'nin hegemonik devlet olarak egemenliğini tamamlarken, SSCB'nin varlığı kapitalizmin o dönemdeki yapılanmasının ve sermaye birikiminin, çoğu kere söylendiği üzere, alternatifi olmamış onun tamamlayıcısı olmuştur.
Soğuk savaşın büyük bir döneminde Sovyetlerde olan, kapitalizmin işleyişini güvenle sağlamak ve fordizm, merkeziplanlama gibi örgütlenme biçimlerini ve araçları farklı veçheleriyle uygulamaktı. Bu anlamda ulusal merkeziplanlama, fordist üretim, devletçi ekonomi gibi uygulamalar ve araçlar sanıldığının aksine sol bir seçenek değil, tam aksine, dönem itibarıyla ABD egemenliğini pekiştiren ve onu dengeleyen -devam ettiren (sürekliğini sağlayan)- oluşumlardı.
1990'lı yılların başında Sovyetlerin yerini, geçmişin kamusal zenginliklerini yağmalayarak ve kapitalist yaratarak kapitalizmi yukarıdan "kurmaya" çalışan oligarşik azınlığın yönetimindeki Rusya Federasyonu aldı. Rus devlet elitinin ilk işi, Rusya'nın bütün kamusal servetini yağmalayarak hilkat garibesi burjuvalar yaratmak oldu.
Şimdilerde zor durumda olduğu söylenen ve devletten yardım(!) bekleyen bu oligarklarla Rus devleti iç içedir. Yeltsin, 1991'de fiyatların serbest bırakılacağını açıklarken tarih vermiyordu. Bunun anlamı ülkeyi hep birlikte yağmalayalım demekti. Çünkü fiyatlar serbest kalınca enflasyon yüzde binlere çıkacaktı. Nitekim öyle de oldu. Rusya'da kamusal servet bir gecede el değiştirdi. Sonra devreye bankalar girdi ve düşük faizlerle oligark adaylarına milyonlarca dolarlık krediler verdiler. Mafya-devlet-finans sermayesi kol kola bugünkü Rus oligarşisini yarattı. Forbes'ın zenginler listesinde bunlar gözükmez; çünkü servet kayıtlarda yoktur ama devlet her şeyi bilir. "Doğalgaz fiyatlarını biz belirleriz" diyen adamın servetinin 40-50 milyar dolar arasında olduğu iddia ediliyor. Şimdi Putin sizce neyi temsil ediyor; Putin'in Türkiye'deki karşılığı ne? Ya da kimler bütün bir Cumhuriyet tarihi boyunca başımızda Putin oldu İnsanlığın bunlardan kurtulmasının zamanı gelmedi mi Bu soruları ciddiye alalım; yanıtları geleceğimizdir.
http://www.taraf.com.tr/makale/3281.htm
Etiketler:
putin kim farkında mısınız_