'ÇERKES CUMHURİYETİ' KURULMASI FİKRİ KİME HİZMET EDİYOR_ (*)
Rus Analist Born'den İlginç Bir Değerlendirme...
12-02-2009 - 1751 kez okundu
23 Kasım 2008 tarihinde Çerkessk'te düzenlenen Çerkes Halkları Kongresi çok önemliydi. Bu kongre, yönetimin kontrolündeki (legal) sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenmiş olduğu için her hangi bir sorunlu konunun gündeme getirilmesi beklenmiyordu. Kongrede, yerel bürokratların kişisel menfaatlerini milli ideoloji kisvesiyle nasıl kamufle ettikleri çok rahat bir şekilde görülebiliyordu.
Ancak bu o kadar da önemli değil.
Ben dikkatinizi bu kongrede gündeme getirilen bir bildiriye çekmek istiyorum: üç Çerkes cumhuriyetinin tek subje (cumhuriyet) olarak birleştirilmesini isteyen bildiriye.
Bu formülün ilgili federal kuruluşlar tarafından dizayn edildiği çok açık.
Halbuki Avrupa Parlamentosu'na -Çerkes Kongresi tarafından daha önce yapılan- müracaatta, Çerkes soykırımının tanınmasına ilişkin talep çok daha net bir şekilde formüle edilmişti:
1) Diasporadakiler de dahil tüm Çerkesler'e tarihi topraklarına dönme hakkı verilmesi;
2) Tarihi sınırları içinde Çerkesya'nın bütünlüğünün sağlanması.
Kongrede hiç kimse bu -iki ayrı zamanda yapılan- taleplerin içerikleri arasındaki farka dikkat etmedi.
...
Peki, Çerkessk'te dile getirilen üç Çerkes cumhuriyetinin tek subje (cumhuriyet) olarak birleştirilmesi formülü ne anlama geliyor?
Birincisi ve en önemlisi, bu çağrı Çerkeslerin kendi vatanlarına dönmesi ile ilgili bir talep içermiyor;
İkinci husus ise, talebin üç cumhuriyetin Rusya mevzuatına uygun olarak ortadan kaldırılması ve yerlerine yeni bir subjenin (cumhuriyetin) oluşturulmasını öngörmesi.
Bu da, referandumların düzenlenmesi ve çeşitli düzeydeki birimlerde mutabakatların sağlanması için sonu gelmez görüşmelerin yapılması anlamına geliyor.
Bu aşamada bazı etnik grupların menfaatlerinin Çerkeslerin milli menfaatlarının karşısına çıkarılacağı da unutulmamalıdır. Yani, bu süreç on yıllarca devam edecek ve hiçbir neticeye varamadan da sonlanacaktır.
...
Varsayalım ki bu üç cumhuriyeti birleştirdiniz, ancak bu durumda da ekonomik olarak varlıksız bir cumhuriyet ortaya çıkacak.
Çünkü, zamanında yerli halkların iskanı için rezerve edilen bu cumhuriyetler aynı zamanda askeri amaç gözetilerek kurulmuştur (Yani güçlü bir ekonomik yapılarının olması öngörülmemiştir.çn.).
Sonra, böyle bir şey olsa bile mevcut etnik yapıya göre Çerkesler bu yeni cumhuriyette de azınlık olarak kalacaklardır.
Varsayalım ki sonunda bir mucize oldu ve bu yolu da tümüyle kat ettik. O aşamada federal merkezin elindeki koz devreye girecektir: Yani kendi kontrolleri altındaki etnik Çerkesler... Bu aşamada mevcut üç cumhuriyetin yöneticileri sahneye çıkacak ve bu tek cumhuriyetin oluşturulmasını reddedeceklerdir.
İşte kongrede gündeme getirilen düşüncenin gerçek mahiyeti budur.
...
Öte yandan, Avrupa Parlamentosu'na yapılan müracaattaki formül ise tamamen uluslararası mevzuata göre düzenlenmiştir.
Yerli halkların kendi tarihi topraklarına dönmesi talebi hukukidir, kesinlikle tartışma konusu yapılamaz.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın tüzüğüne göre bu tarihi topraklarda bugün de tek bir halk yaşıyor: Çerkesler. Diğer nüfus ise ana unsur değil, sadece ana unsura tabi parçalardır. Ve bu unsurlar için sadece bireysel haklar bahis mevzuu olabilir, kollektif haklar değil.
Örneğin, Rusya diplomasisi, Abhazya'nın bağımsızlığının tanınması sırasında 200.000 Gürcü mültecinin geri dönmesi ile ilgili görüşme taleplerini hep bu realiteye dayanarak reddetti.
Rusya'nın buradaki dayanağı, Abhazların yerli halk(asli unsur) olması ve kendi geleceklerini kendilerinin belirleme haklarının olmasıydı.
Ve bu gelişmede Rusya, "milletlerin kendi devletlerini kurma hakkı"na ilişkin uluslararası prensibi ön plana çıkardı.
...
Tüm bunlardan, Kongrede okunan bildirinin amacının Çerkes sorununun Rusya mevzuatına göre çözülmesi gerektiğini empoze etmek olduğu sonucu ortaya çıkıyor (ki Rusya mevzuatı bunun için her hangi bir çözüm mekanizması içermemektedir).
Avrupa Parlamentosu'na yapılan müracaattaki formül ise tamamen uluslararası mevzuata göre düzenlenmiş olup reel bir hukuki perspektife oturmaktadır.
Rusya yöneticileri, uluslararası hukukun sadece Rusya Federasyonu'na bağlı olmayan halklar için geçerli olduğunu zannediyorlar.
Çerkesler'in de dahil olduğu yerli etnik halklar için ise sadece Rusya mevzuatı geçerlidir ve Rusya Federasyonu'nun ''sarsılmaz'' Anayasası'na göre onların lehine olan hiçbir değişikliğin yapılması ise mümkün değildir!
Kremlin sakinleri için, ''Devlet Başkanı'nın ve Devlet Duması milletvekillerinin yetki sürelerinin uzatılması'' gibi menfaatlerine bir durum söz konusu olduğu zaman ise her şey bir ay içerisinde çözüme kavuşturulabilmektedir.
Aslında ünlü bir Rus politologu, Moskova'nın bu konudaki tutumunu çok net bir şekilde ortaya koymuştu: "Diğer devletlerdeki milli kurtuluş hareketlerini aktif olarak destekler; bizdeki ayrılıkçı hareketleri ise ezeriz."
Federal merkezdeki teknokratlar tarafından ortaya atılan böyle boş düşünceler, yeni global ve bölgesel durum ile Çerkes dünyasının entelektüel gücünün iyi hesaplanamadığını gösteriyor.
Böyle kurnazca ve basit kararlar alma dönemlerinin çoktan bittiği artık anlaşılmalıdır.
_______________________
(*) Yazının orijinal başlığı "Rusya? Veya Avrupa"dır. İçeriğini tam yansıtmadığı düşüncesiyle kafkasevi.com tarafından bu şekilde değiştirilmiştir.
Kaynak:http://pravda.info/politics/60491.html, 21.01.2009.
Tercüme: KAFKASEVİ
Etiketler:
cumhuriyeti kurulması fikri kime hizmet ediyor_ *